29 Ekim 2015 Perşembe

Tıri Kalırs: Akepe Turuncusu

Mevcut arama motorlarında tabu diye arama yapsak bulacağımız sonuçlar malum hep seks odaklı çıkacak. Oysa Ortadoğu-yu Şerifimize mahsus bir milli motor olsaydı bulacağımız sonuçlar etnisite, din-mezhep, aşiret, vilayet  ve benzeri kimlik hususları olacaktı. Kendini ister üniter modern devlet isterse kırallık gibi yapılandırmış olsun Ortadoğu ülkelerinin hepsinde bir numaralı tabu bu. Esad Suriyesi, Haşimi Ürdünü veya Erdoğan Türkiyesi olmanız farketmiyor. Hepsinde de devlet mekanizması kendini kimliklere göre yapılandırdığı halde bu kimlikler sanki yokmuş gibi yapmak üzerine kurulu(ydu).

Aşil; varolan kimlikleri, bu kimlikler iktidar aygıtının paylaşımında birinci belirleyici olduğu halde bu kimlikler sanki yokmuş gibi hayali üst kimlik parantezinde yok etmeyi seçince topuğu da kendiliğinden meydana çıkıyor. Kemalist cumhuriyetin seküler türk üst kimliğindeki fasulyeden imtiyazsız sınıfsız kaynaşmış kitleyiz yalanını ve ancien regime’in hangi sorunlarca yıkıldığını düşünün. Sayacağınız sorunların neredeyse hepsi ister etnik, ister dinsel olsun, o, hesapta artık sorun olmaması gereken kimliklere dair.

TeCe kuruluşundaki kimlikler sorununu onları devletin aygıtları vasıtasıyla yok sayarak çözmeye çalıştı. Beceremediğini gördüğünde, çözmeyi istediğinde dahi farklı yaklaşmayı beceremedi. Zira ona göre bu üzerinde yükseldiği biricik ideolojik meşruiyet olan türk mefhumundan feragat gerektiriyordu. Ancien Regime çıkmazı farketmedi değil. Farketti ama jenga oyununda en alttaki parçayı inşayı yıkmadan alacak, buna halel getirmeyen bir çözüm yolu bulamadı. İşte AKP bu çözümsüzlükle nice kez yüzleşildikten sonra iktidara geldi. Ülke artık iktisaden de nefes alamaz hale gelmişti. Tüm dünya dezenflasyon sürecine girmişken biz hala nerdeyse üç haneli enflasyonlarla uğraşıyor, dünya iktisadı dışında lokal ekonomik krizlere giriyorduk. İslami kimliği iktisadi nehire dahil etmek veya kürt kimliğinin sebep olduğu parasal kanamayı durdurmak gerekiyordu. Halli gereken bu sorunu çözmek için en ideal hükümet gibiydi. Ama eline geçen bu altın fırsatı kullanamadı. Daha doğrusu tıpkı halefi gibi kullanmak istemedi yahud beceremedi. Ancak bu esnada akpist reaksiyon TeCenin kendi meşruiyetini dayadığı “türk” mefhumunu yıktı. Bizim mezhepsel, etnik veya her ne adla adlandırırsak adlandıralım tüm kimliklerimizin üstünde yer alacak ve bizi imtiyazsız sınıfsız kaynaşmış bir kitle yapacak ortak kimlik ilüzyonunu yıktı. Yıktı çünkü kendi ideolojik kimliği o seküler türk kimliği ile aynı anda muktedir olamazdı/olamadı.

Bir ilüzyon olsa da regime’in  temel paradigması olarak bunca yıldır devletin ideolojik aygıtlarıyla yapılandırılmış ve kafamıza nakşedilmiş kimliğin yerine akepenin ikame etmeye çalıştığı yeni kimlik sürdürülebilir bir yeni olmadığından, eskiyi yıktığında bize dair tüm kimlikler de ancien regimedeki ortaya çıkma mücadelelerinde yeni bir evreye girip meydanda gümbür gümbür gümbürdediler. Kimi akpistlerin bizim özgürlük ortamımız sayesinde kimlik siyasetleri görünür hale geldi tespiti doğru ama eksik. Onlar istemeden hatta anlamadan pandoranın kutusunu açmış oldular sadece. Bu esnada eğer bu kimliklerin birbiriyle ilişkisi evrensel hukuk kriterlerine uygun olarak yasal ve toplumsal güvenceye alınsa idi kuşkusuz şimdi konuştuğumuz kutuplaşma geyiği o boyutuyla hiç yaşanmazdı. Ama akpist liderlik ne dedi: Biz Kopenhag Kriterleri ile değil Ankara Kriterleri ile ilerleyeceğiz…

Yeni kimlik sürdürülebilir değildi çünkü AKP kimlikler arası ilişkiyi kendi kimliğinin -yani kendi milletinin- diğer kimliklerle/milletlerle eşit değil o kimlikler üzerinde egemen ama adil -hani osmanlı adaleti kaptın;)- olacağı bir tür Osmanlı Millet Sistemi içerisinde hayal etti. Tam burada Şerif Mardin’i hatırlamak lazım. Tüm dikkatlerin güncel politik nedenlerle “mahalle baskısı” kavramına yöneldiği o röportajda milleti ulus temelli anlayan muhatabına sizin “millet”ten anladığınızla onların anladığı aynı şey değil evladım diyerek aslında çok daha önemli bir noktanın altını çiziyordu.

Akpist kimlik malum Osmanlı stayla sünnilikti. Akpistlerin Sünniliği bir tür türkmilletivari üst kimlik haline getirmesi ancien’de en can yakıcı kimlik sorunları olarak sivrilen “türk-kürt” ve “sünni çoğunluğa karşı modernleşmeci devlet tahakkümü” sorunlarını bir çırpıda çözüvererek placebo demokratik özgürlük havası dahi yarattı. Sünniliğe dönüşü “kürt sorununu hallettik, dindarlarla devleti barıştırdık” lafızlarıyla özgürlükçülük diye bu sayede sattılar. Tüm bu hakimkimlik formatlama çalışmaları esnasında kendilerini tasfiye edilecek Ancien Regime’in en sadık müttefiği pozisyonunda bulan stokholm cemevi alevileri umrumuzda olamazdı elbette.

Üstüne üstlük bu sünni üstkimlik; kana, ulusa, ana/babaya dayalı aidiyeti rijit bir kimlik değildi. Nasıl ki alevilik aliyi sevmekse en bi alevi onlar oluyordu alevilerde sünniliği severek sünni olabilirlerdi ^.^ Backgroundunuz ne olursa olsun, Yiğit Bulut bile olsanız, dileyen herkesin rıza ile dahil olabileceği bir kimlikti. Yine atayiz, alevi veya benzeri ötekiler illa sünnileşmek zorunda değillerdi de bu sistemde. Kendi kimlikleriyle var olabileceklerdi. İş ki yerlerini bilsinler, millet i hakime ile eşitlik talep etmesinler. Sünniliğin millet i hakime olduğu bir ülkede elbette aleviler yargıda olamazlardı, hadlerine mi düşmüştü. Elbette o tip bir sünniliğe inanmayan seküler sünniler yahud ateistler eğitim sisteminde etkin olmamalıydı. Millet-i Hakime’ye ait olanlarla olmayanlar arasında hak bakımından Mahmut Esad Bozkurt’un buyurduğuna benzer farklar olmasından daha doğal ne olabilirdi. Bu sünni üst kimlik potansiyel olarak ülkenin %70’ini kapsadığından sürekli milli irade ile meşrulaştırıldı. Sahibinden garantili, temiz, ikinci el çoğunluk.

AKP seküler türk kimliğini  evrensel normlara dayalı bir çok kimliklilikle ikame etmek yerine ankara kriterlerine uygun olarak kendi sünni kimliği ile, hem de öncekinde mevcut “teorik” eşitlik tabanını da imha ederek Osmanlı millet sistemi anlayışıyla ikame etmeye çalıştı. Buna çalışınca da teorik bazda ilkinin teorisyeni Ziya Gökalp’tan bile geriye taaa Tanzimat Fermanı öncesine geri dönmüş olduk. Bağzı akpistlerin ve akpist yağcılarının sürekli terennüm edip normalleştirmek istediği kutuplaşmanın geçmişten bu yana hep olageldiğindeki eksik nokta cumhuriyetin başında seküler ulus devlet ilüzyonu ile aşılmaya çalışılan bu kimlikler ve toplumdaki yeri sorununun geriye doğru gidişle çözülmesinin tam da her daim korkulan türde literally bir irtica olduğuydu. Kimliklerin tanınmasına dair moderen çözümler yerine kimliklerin egemen-nonegemen diye konumlanmasına dayalı geçmişi seçtiler. Gerçi Recep Tayyip Erdoğan’a kızsak da unutmamalıyız ki O en azından bizlerin, yani o millet i hakime grubuna girmeyenlerin, ata binmesine yasak koymadı veya giysilerimiz için belirli renkleri zorunlu tutmadı ^.^

Akpist önderliğin teorik %70 çoğunluğu pareto optimumunda konsolide edecek ferasetten uzak oluşu sonucu %50’lik zirve aşılamadı. Önce orada donuklaşma sonra da oradan erozyon başladı. Öte yandan esas sorun konumlandırmayı rasyonalize ettikleri tüm tarih bilgilerinin yalandan ibaret oluşuydu.

Tarih siz onu bugün için kullanmadığınız sürece takvim arkası masalıdır. Dilediğinizce yontup kullanabilirsiniz. Ama bugünü biçimlendirmeye dayanak yaptığınızda –biz de sık sık olduğu şekilde- bilime dönüşür. Akpist sünni kimlik cumhuriyet dönemi türkislam masallarıyla tıka basa dolu olduğu için kürtleri bu “türki” sünn(etl)i kimliğe katılmaya tam ikna edemediler ve edemedikçe kızmaya, hakaret etmeye başladılar. Sünni Kürtler 100 yıllık bilinç birikimlerini bu türkislam masalları uğruna feda etmeyince ötekiye dönüştüler. Yine masalları tarih diye belledikleri için o özendikleri osmanlı millet sisteminin; modernitenin kapitalist iktisadiyyat olarak bu topraklarda somutlanmasından, dünyayla entegrasyondan itibaren sadece sorun yarattığını ve gerekli rıza mekanizmasını ötekiler nezdinde hiç ama hiç üretemediğini/üretemeyeceğini anlayamadılar.  

Şu anda herhangi bir üst birleştiriciye sahip olmayan çok parçalı bir toplum olarak, bölündüğümüz için değil bölünemediğimiz için bir aradayız. The Rose of War tarzı bir ev’lilik mahkumu olduk. Artık kimlikler toplumu oluşturan yap-bozun parçaları olarak değil kutuplaşmanın bir simgesi olarak hiç olmadığı kadar tahkim edilmiş halde. Kendini millet i hakime olarak konumlandıranın milletin iyiliği diye lanse ettiği şey, o milletin bir parçası olarak görmediği beni kapsamıyor, bana hitap etmiyor. Sadece yeni bir hakaret vasıtası. Düşünsene devlet bütçesinden Köprü yapılıyor ve ötekine siktik mi diye bağıran ergenlerle doluyor ortalık. Olimpiyatı alamayınca karşı tarafın yaptığı kol hareketi ile oluyor iade i ziyaret. Öyle olunca da gelsin bu topraktan ekmek yiyen hayinler, gitsin rezil yabancı uşakları. Ne kadar da tanıdık bir 19.yy osmanlı hikayesi değil mi ^.^




23 yorum:

Adsız dedi ki...

Abi valla içim karardı oyu kime basalım onu söyle.

ebedi olur dedi ki...

bu tip istekleri sayın eksihabermas'a yapıyoruz kardeş.

kozmonot Lar dedi ki...

vaka-i hayriye'den beri (1826) yedi göbek dinsizler & bektaşiler açısından hikaye biraz farklı olabiler. -stockholmlu aleviler :)ve Türkiyeli gayrimüslimler de katılacaktır sanırsam -. tece'nin sekülerliği, kuruluşundan itibaren (türklüğe yapışık) sünni Müslüman kimliğini merkeze alıp diğer inançları yok saymakla kalmadı, yoketmeye yöneldi. bununla beraber Müslümanlığın sadece kamusal alandaki temsillerine sınırlamalar getirdi. bana kalırsa periyodik katliamlarımızın arkasında sadece türkçülük yok, abdülhamitten beri İslamcılık da var.özetle rejimin laiklik iddiası hiçbir zaman tam anlamıyla aktüelize olmadı, fakat bizim için bir umuttu, fazla inandık.

ebedi olur dedi ki...

alevilerin kendini ancien regime'in en sadık müttefiği pozisyonunda bulması, bir istekten ziyade zorunluluğa dayanıyor bence. bu rejime karşı daha ileri taleplerle silahlı isyanda bulunanlar mevcut koşullarda daha geri bir hatta geçmek zorunda kaldılar. belirttiğiniz üzere tece her daim bir sünni cumhuriyetti ama sadece sokaklarda sergilenmesi zorunlu dinsel ritüelleri yasakladığı için bile alevi veya gayrimüslimlere gerçek bir ilerleme gibi görünmesi haklı bir durum. insanlar bilmeyebilir ama mesela cumhuriyet kaldırana kadar ramazan ayında insanların görebileceği şekilde bir şey yemek-içmek sadece şeriata göre değil mevcut ceza yasasına göre de suçtu.

Adsız dedi ki...

Sef sence neden gercek bi sunni turk sentezi olan cemaat akp ile savasmayi goze aldi/ ya da zorlandi. Uzlasmayi , var olan duzenin devamini birseyleri feda ederek neden icine sindiremedi? Cunku zamanlasi dogru mi degil mi cok biliyorlarmiydi , bilmiyotum

ebedi olur dedi ki...

bu başlı başına ayrı bir yazı konusu. kavganın en başına gitmek lazım. kavga dersaneler yüzünden çıkmadı kavga hatırlanırsa cemaat'in mit'e sızmasına erdoğan izin vermeyince başladı. gülen'in deyişiyle "anadolu çocuklarının diledikleri kamu kurumunda hizmet etmesine" izin verilmeyince. o günden bu yana muazzam bir empire strikes back izliyoruz. devlet 2002 sonrasında sivil alana kaptırdığı ne varsa adım adım geri alıyor. burada belki de mit'i tebrik etmek lazım. genkurbaş ın istifasının bile kurtaramadığı generalleri dahi kurtardılar ;)

Adsız dedi ki...

Ben de onu ayri yazi yazmaya tesvik amacli yazdim sefim, bekliyoruz^^

Adsız dedi ki...

bu %40'lık akp'li kitle erimeden öyle kalacak mı ya..

ebedi olur dedi ki...

mesele akp %40 ı veya chp %25 inin erimesi değil ki bir arada nasıl varolacaklarını bellemeleri.

kuzgun leşe dedi ki...

şefim, jön türkiyeliler tayyibiye istibdadını seçimle yıkarız diyorlar, aslı var mıdır, yoksa hayaller kurucu meclisin seçimle oluşması gerçekler süreç kritik midir? selam ve dua ile...

ebedi olur dedi ki...

yazını okudum gayet güzel bir yazıydı. bir istibdat eğer seçimle yıkılıyorsa zaten istibdat değildir. istibdat olsa duramazsın zaaa xD

Adsız dedi ki...

yazı güzel şefim amme... akp %50'de donuklaştı ifaden bu gece itibarıyla yanlışlandı.
muhterem ellerinden öper, lazkiyedeki alevi devletine davet ederim.
hz.ali seni korusun, bağışlasın
mustantik :)

ebedi olur dedi ki...

demek ki o bahsettikleri terör örgütü ittifağı akepe aleyhine değil lehine kurulmuş musta sağlık olsun :)

Adsız dedi ki...

artık bir arada nasıl varolacaklarını belleme dertleri kalmadı sanki. belleyeceklerini bellediler. %70'lik milleti hakime de bu durumdan hiç rahatsız değil. benim anlayamadığım neden %70 değil de hala %50 oy alabiliyorlar. oy vermeyen %20 sizi okusa aydınlanma yaşayacak ve safının milleti hakimeden taraf olduğunun farkına varacaklar. biz de temmelli kurtuluz artık. rolümüz belli olur hiç olmazsa.

ebedi olur dedi ki...

tüm bu gücüne rağmen devşire devşire tuğçe kazazları niran ünsalları devşirebilen bir neoosmanlıya karşı bu kadar da yenik durmayın. kazanamamış olabilirsiniz ama yenilmiyorsunuz da bu ise karşı tarafı biraz kızdırıyordur.

Adsız dedi ki...

suriyede nasıl bir seyir izleyecekler?bu seçim sonuçlarından cesaret alıp bir salvo daha esada saldırtacaklar mı cihatçıları

ebedi olur dedi ki...

rejimde metal yorgunluğu var çok fena. onların ekstradan saldırtmasına gerek yok ki.

Adsız dedi ki...

yazınızı çok beğendim. size göre chp ve mhp'nin geleceğinde ne var diye sormak istiyorum.

ebedi olur dedi ki...

kürt hareketi kendi partisinde olduğu sürece cehape %25i gayet rasyonel ve normal bence. sanıldığı gibi başarısızlık görmüyorum. daha fazlası için sağcı tarzı icraat reklamasyon lazım. zaten öyle olsa sağcı olur cehapede ne işi var:) çıkarabildiği en zirve örnek sarıgül :)
mhp kadim yancım markonun deyişiyle parti değil bir hissiyattır. 80 öncesi %4 olan mehape oyu kürt korkusu/nefreti sayesinde üç katına çıktı. kürt meselesi olduğu sürece de o civarlarda kalır.

itaatsiz dedi ki...

Bütün yazıyı okudum. Putin ve Teyo Pehlivan haksız, Şef ve yazıda geçmese de Troçki haklı.

ebedi olur dedi ki...

gerçek bir gerici gibi geriden geliyorsun helal olsun ^^

Barkın Karslı dedi ki...

Çin'in 2015 silah harcaması 145milyar $ ve rayzing, arz ederim.

ebedi olur dedi ki...

çin rusya'nın kimi silah geliştirme projelerini fonluyor. çin hala rusya'dan savaş uçağı alıyor. çünkü çin hala basit taklitlerin ötesinde gelişmiş silah üretemiyor. uzun vadede bu değişir mi? "uzun vadede hepimiz öleceğiz..jmk" sevgiler :)