15 Kasım 2013 Cuma

Yangın Olur Biz Yangına Gideriz

Tarih bilgileri pek sevdikleri cumhuriyetlerince itinayla ilkokul düzeyinde bırakılmış cumhuriyetçiler sıklıkla monarşinin herhangi bir şekilde kamuoyunu dikkate almayan, bir kişinin kafasına estiği gibi icraatta bulunduğu bir yönetim şekli olduğuna inanırlar. Bu sandıkları şey kendilerinin çok partili tam demokratik cumhuriyetlerine daha bi cuk oturur ya neyse. Oysa monarşi de sandıklarının tam tersine meşruiyetin korunmasında ve iktidarın idamesinde bütün rejimler gibi kamuoyu desteğine muhtaçtır. Sadece şekli ve ifadesi farklıdır.

İstanbul geçmişte yangınlarıyla meşhurdu. Sonuncusu Birinci Dünya Savaşı esnasında çıkan ve halkın bu yangını şehiri moderenleştirmek isteyen ittihatçı pezevenkler çıkarmıştır muhakkak diye düşündüğü devasa yangın olmak üzere pek çok büyük yangın geçti başından. Yangının kötü tarafı mevcut altyapı nedeniyle başladığında söndürmesinin zorluğuydu. Bir nev'i iş allaha kalırdı.

Yangın bir tür öğrenilmiş çaresizliğe yol açınca çare diye sarılınan şey de baht, kader, uğur, talih gibi herhangi bir determinist ilişkiye dayanmayan ve seni beni mesul tutmayan şeyler oluyordu. Elbette bu tip manevi manilevalarının sorumluluğunu şahsıyla irtibatlamıyordu istanbullu. Yöneticisi ile irtibatlıyordu ve bu irtibat üzerinden de yöneticinin meşruiyet kefesine ağırlık atıyordu.

Veziriazam AKP iktidarında olduğu gibi o gün de normal görevleri haricinde aynı zamanda İstanbul'un da sınıf başkanı idi. Yani şehre dair ne varsa hepsinden bihakkın sorumlu idi. Essoru: Eğerçûn yangun, zelzele, sel, su baskını ve bilumum muzırlık biz insanlardan değil de rabbimizin sorgulanamaz keremindense, bir devletlunun veziriazamlığı döneminde bunların sık sık vuku bulması o şahs-ı muhteremin uğursuzluğuna, bahtsızlığına hüccet olur mu? Hüccet olursa bu kişiyi vazifeden almak farz mıdır? El Cevap: Olur...Farzdır...

Devamı kendiliğinden geliyordu. Madem bu tip uğursuzluklar halk nezdinde yöneticinin meşruiyetini sonlandırmaya yarıyordu, birazcık teşvik edilseler ne olurdu sanki. Bu teorik bir fikir olarak kalmadı. Sırf veziriazam görevden alınsın diye yangınlar örgütlendi. İşin komiği bu yangınların örgütlenmesinde görev alanlar -ki hepsi yüksek bürokrattı- yıllar yıllar sonra ikbal kazaları ile karşılaştıklarında bu kazaların geçmişte yedikleri bu hurmaların göt tırmalaması olduğunu beyan ile, aynı şanssızlık-uğursuzluk çemberini bir daha ürettiler.

Erdoğan sayesinde ikbal kapılarına tutunmuş ve onsuz tutunma ihtimalleri bulunmadığını çok çok iyi bilen nice kifayetsiz muhteris, çöreklendikleri medya köşelerinden bas bas bağırıyorlar: Algı Yönetimi. RTE'ye karşı bir algı kampanyası yürütüldüğünü, bu kampanya ile insanların ona dair algılarının negatif yönde olması için çabalandığını söylüyorlar.

Bir süredir ne zaman bir yerde RTE'yi görsem, okusam bir olumsuzluğun, -en hafifi- hoş olmayan tavırların, buyurgan sözlerin peşisıra aklıma doluştuğunu farkediyorum. Hatta daha bir,5 ay filan önce Beşiktaş'ta sarhoş kafa peşkircim marko'ya RTE'ye karşı ömrümde gördüğüm en başarılı, en muazzam algı yönetimi kampanyası yürütülüyor, muazzam ki ne muazzam diye nutuk aşketmişliğim bile var. Bu adeta adem smith'in invicible hand'i. Asla göremiyorsun ama hissediyorsun. Nasıl tarif etmeli... Tüm şeytanlığın tek bir perzonada bütünleşmesi gibi bişi dediğim. Hani tek kimsenin her şey için suçlu hale gelmesi filan. Zaten ne zaman tek bir kişiye tüm olumsuz imgelemlerin yüklendiğini, toplumun kendini temize çektiğini hissetsem sünnet eteğim tutuşmaya başlar. İster mustafa kemal olsun o kişinin adı, isterse recep tayyip, değişmez bu his.

Eğer birisi bana RTE'ye karşı algı kampanyası var dese, yukarıda söylediğim "his"sime binaen, ya valla hagget olabilir derim. Sorun bu iddiada bulunanların devam argümanlarında başlıyor. Zira artık zerre miskal akli dengesi kalmayan akpistler bizden yangının olmadığına inanmamızı bekliyorlar. Biz zavallıların kurallara tabi olduğumuz ama RTE'nin NeoMehdi olarak tüm kuralların üstünde olduğu ve vesayet adlı makineye karşı savaştığı matrixte there is no spoon'a inanmamızı istiyorlar. Yangının varolduğunu ama sorumlunun RTE olmadığını söyleseler belki haklısın/haksızsın düzleminde tartışabilecek bir zeminimiz olacak.

İstanbul yanıyor. Bir gün tek kadeh bile içen alkoliktir diye yanıyor, öbür gün torunuma ali adını veriyorum öyleyse alevi sorunu diye bişi yok diye yanıyor, daha öbür gün öğrenciler kızlı-erkekli bir arada yaşayamaz diye yanıyor.  Evlerin kapılarında bu ev sikiş evi, bu ev dikiş evi diye yazmadığına göre, öğrenci evi kamuflajının tek nedeni umuma yayılacak/uygulanacak islamı dayanak almış özel hayata müdahele otoriterliğinin masım çocuklarımız öğrencilerimiz must protect :// imgesi üzerinden meşrulaştırılması başka şey değil. Ama malum o hınk diyicinin bok yiyicileri artık bu işin profesyoneli oldu.

Hani yangın yok matrixinden çıkıp yangın var realitesine gelip de var ama bu yangınları o çıkarmıyor deseler, biliyor musunuz içimden bir his bana da ona karşı ustaca bir algı kampanyasının yürütüldüğünü söylüyor zaten de diyelim haklısınız, peki öyleyse niye her seferinde yangının çıkış anında elinde bir bidon benzinle onu görüyoruz yangın mahallinde derdim. Ama daha yangının gerçekliğini bile kabul etmeyen, kabul etmek istemeyen insanlarla neyi tartışacaksın ki? 

Malum onlara göre Cemaat ile AKP arasında da hiçbir sorun yoktu. Fitnecilerin veya cemaat içine sızmış karanlık odakların çabalarıydı bunlar, hocafendi mazlumun haberi yoktu ki hem :/ Bu kavga varmış gibi yapan bizler, yalancı ve iftiracı şerrefsizlerdik. Bugün iş türkiş stayla Nacht der langen Messer'e evrilip birbirlerine en adi hakaretlerle saldırdıklarını görünce; siz iki taraf da benim tersime güzel islam ahlakı ile taçlanmış insanlar olduğunuza göre, iki tarafın da öteki hakkında söylediğini doğru kabul etmem lazım diyip ptühlüyorum.





25 yorum:

Adsız dedi ki...

sondaki resim şukela. hahaha

Adsız dedi ki...

Şef abi, tayyip'in yangına gaz dökmesinin nedenini anladım ama her şey'in suçlusu Tayyip algısını yaratanlar kimler sizce, ulusalcılar, solcular falan olmadığı açık adamlar RTE'nin yancılarına da nefret dolu zaten?

Adsız dedi ki...

Abi ben demin kim yapıyo anlamadım diyen arkadaş=) kusura bakma tam okumadan yazınca hürriyet.com yorumu gibi olmuş. Abi artık bi eski milli görüşçüyü daha modern TR'nin yüzü falan diye pazarlamayı başarırlarsa helal olsun. bi de dikkatimi çekti menderes'den beri hep daha islami takılanlar iktidarı alıyo, tayyip gidince daha ağır islamisi gelir bence.

Adsız dedi ki...

Selamin aleykum, Cemberlitas FEM'de belletmenim, yaziniz cok guzel insallah

ezikjakoben dedi ki...

haftaya aynı yerde buluşalım o zaman, ben dinlememişim anlattıklarını :XD

ebedi olur dedi ki...

peşkircim marko;
senin söylemediğim şeyleri söylemişim gibi beni övüp söylediklerimi hatırlamadığımı farkettiğimden beri bu gibi durumlarda şahit kontenjanında senin adını kullanıyorum.
sincerely

10.09.1683 siege of wien

ebedi olur dedi ki...

12:40; çemberlitaş fem bazı ist ünililer için mukaddes bir tapınaktır. karşımızdaki kişinin saflık derecesini orayı fırat eğitim merkezi diye okumasından çıkarırdık.
abilere selam.

ebedi olur dedi ki...

18:57;
bir algının yaratılışı çoğu kez birbirinden bağımsız değişkenlerin öklidyen uzayda belirli bir açı ile buluşmasından mütevellittir. yıldız kaymasını düşün. bir şeyi görürsün ama içinde oluşan hisle duyumsarsın. sayısalcı gibi başlayıp sözelci gibi bitirdim. burada vakti zamanında sosyal puanla gireceğim bölümün tm olarak değişmesine sebep olan "biz sosyalciysek niye matematik dersi alıyoz ya" davasını açmış öğrencileri bir kere daha kınıyorum. öğrenci hareketi görüldüğü yerde ezilmelidir.

ebedi olur dedi ki...

14:20;
sondaki resim ve kullanım şekli yanılmıyorsam barat kod adlı merkezsağ troll arkadaşın keşfi. ben sadece tekrar kullandım.

ezikjakoben dedi ki...

şu twitterda söylediğimi diyorsan onun yazılı kaydı bile vardı. galiba ekşideki "dep'e oy verenin tavuğunu bile öldürün" başlığına yazmıştın.

ebedi olur dedi ki...

Hayır onu demiyorum beleşten sahiplendiğim övgüleri ifşa etmeyecek kadar centilmen bir insanım.

p.s. kotalı netten kurtulup sınırsıza geçtim. zil zurna dizimagda dizi izliyorum. alköl gibi acayip güzel aptallaştırıyor insanı iki gündür hiçbişi hissetmiyorum. keşke yutup klibinden daha uzun şeyler izleyebilsen.

12 temmuz 1686 siege of budin

Adsız dedi ki...

samsun'da gerçekleşen bir olay. sizce doğru mu, iftira mı? bit.ly/17JGiKD

ebedi olur dedi ki...

ya dün senin yorumu okudum sonra yattım. sabah nette bu haberi okuyunca yorumunu unutup dejavu yaşadığımı sandım aha vahiyin ön işaretleri diye mutlu oldum ve şimdi gerçekler umarım mutlusundur :/

Adsız dedi ki...

-off the topic-

burayı icq'ya çevirdiniz deme pls şef bey, tivitrede olsan menşın atardım. burdan sorayım. bu 90'lılar (max. 25 yaşındaki erkekler/kızlar) deli gibi evleniyo. ist.da yaşayan, üni. okumuş nesildaşlarımdan bahsediyorum. herkeste bi sözlülük, nişanlılık. belki sen gözlemlemedin ama 90'lı bi gence sor, 3 aydan fazla çıktığı sevgilisi varsa evlenmeyi düşünüyodur ya da evlenen bi sürü arkadaşı vardır. okumuş 80'lilerde kesinlikle bu yok. onlar 35'i bekliyo evlenmek için ama şimdiki okumuşlar erkenden evleniyo. farkında mısın bu durumun? nedeni ne ki acaba? akp'ye uzanan sosyolojik bi çıkarıma gidilir mi?

ebedi olur dedi ki...

attan düşmüş birinin at binme hakkında ahkam kesmesi pek doğru olmaz o yüzden yine bildiğim dilden anlatayım ben. uzun yıllar kafama doldurulan şeyler yüzünden türk milliyetçiliğinin fransız milliyetçiliğine benzediğini sandım ben ancak çok sonraki bir tür amerikan milliyetçiliği olduğunu anladım. problem, şekli olarak amerikalı diye imacineyşına değil türk diye reel bir tanıma dayanmasıydı. 0 yüzden bu tip sosyolojik vakalarda abd tecrübesini belli bir yıl gecikmeli olarak takip ettiğimizi düşünüyorum artık. yani bir nevi küçük amerika. bu durumda abddeki benzeş bir akımın yansıması olup olmadığına bakmalı. ki öyle galiba.

yakkuli dedi ki...

bu yazıyı yeni gördüm, doğum günü hediyem olarak kabul ediyor ve onaylıyorum. heheh

tvitıra gel artık geri ya

ebedi olur dedi ki...

ya daha bu sabah uranyum zenginleştirmesine merak saldım ve bizim duygusal metalci fizikciydi kesin anlıyodur bu işlerden dediydim. resmen kılıç kılıça karşıymış ^^ bir ay doluyo hesap kapanmasın diye uğrarım.

yakkuli dedi ki...

ahaha abi iyi haberler var, uranyum madeni açacaklar yozgatta :)

ordan çıkar inşallah bi şeyler, en kötü çizgiroman mutasyonu gibi eşşekman çıkar yozgattan, win win.

ebedi olur dedi ki...

ar yu şur? ne zaman hükümetlerin başı sıkışsa keşfedilen milyonlarca ton petrol madeni gibin bişi değil di mi :)

siempre dedi ki...

ben buna yorum yapmamış mıyım :S

ebedi olur dedi ki...

yok yapmışsın.

Mehmet Aslan dedi ki...

He didnt start the fire , it was alesyd burning since the eorld is turning

ebedi olur dedi ki...

rak şarkısı mı bu? ben pek rak dinlemem.

Adsız dedi ki...

kırpık bıyıklar gecesi için artık yeni yazılar yazarsın herhalde?

ebedi olur dedi ki...

çekirdek yiyip izlemesi yazmaktan daha zevkli valla