12 Ekim 2011 Çarşamba

Yetmişler Retro - AKP ve Ortadoğu Birliği

Nasır'ın iktidara gelişini takiben arap dünyasını kaplayan heyecan dalgasının ilk sonuçlarından biri de birlik talebiydi. Yani Nasır tarafından temsil edilen panarabizm akımı çerçevesinde ülkelerin siyasi birliğe gitmesi. Zaten Baas akımı da benzer fikirleri savunduğu için doğal lider Nasır'ın çerçevesinde bu birliğin sağlanması zor olmayacağa benziyordu. Ama pratikte böyle olmadı. Çünkü teorik arzunun pratiğe yansıması Nasır'ın kendi liderliğini her şeyin üstünde tutan anlayışı çerçevesinde birlikten ziyade bir'ine eklemlenmeye dönüştü.


File:NasserQuwatliUAR.jpg
Reyiz Nasır milyonuncu arap birliği teşebbüsünden ilkinin imzasını atarken. Yıl 1958. Ad: Birleşik Arap Cumhuriyeti. Birleşenler Mısır-Suriye. Sırf bu yüzden benim kuşağımdan milyonlarca öğrenci atlaslarında Mısır'ın yerinde niye (B.A.C.) diye bir kısaltma yazdığını merak etti durdu. Birlik 1961'de dağıldığı halde Mısır olur ya Suriye'de bir darbe gerçekleşir ve onunkiler iktidara gelir diye resmi adını değiştirmedi uzun yıllar.


Yetmişlerde de bu birlik olayı hız kesmedi. Evet Nasır rahmetli olmuştu ama bayrağı bu kez Kaddafi devraldı. Bir iki milyonluk bir memleketin lideri olmaktan duyduğu utancı arap birliğini sağlayarak gidermeye kafayı takmıştı. Vikipediden bu denemeleri kopyalarsak ne kadar azimli olduğunu görürüz:


The name Federation of Arab Republics could actually refer to five different proposals:

  • Federation between Egypt, Libya and Sudan (1969/70–1971)
  • Federation between Egypt, Libya and Syria (1971/72–1974/77)
  • Union between Egypt and Libya within the Federation (1972–1973/74)
  • Union between Egypt and Syria within the Federation (1976–1977)
  • Federation between Egypt, Sudan and Syria (1977)
Yukarıda sıralanan teşebbüsler sadece Kolonel Kaddafi'nin önayak olduklarıydı. Onun haricinde Mısır, Suriye ve Irak'ın önayak olduğu diğer teşebbüsler de vardı ve yetmişler dekorunun ayrılmaz bir parçası arapların bu birlik geyikleriydi. Ama bu birlik teşebbüsleri sadece arapları ve islamları küçük düşürmeye yaradı. 

Çünkü tüm bu birlik teşebbüslerinin, şaşalı toplantılarda büyük bir alayı vala ile birlik imzalarının atılmasının hemen ardından birleşen ülkelerin liderlerinin analı bacılı şekilde birbirlerine girmesi gibi bir yan etkisi vardı.Haliyle bu soytarılık arapları ve islamı küçülttü. Bu tip birlik edebiyatı da batı ülkeleri için taşak mevzuu haline geldi. 


Sadece sövmeyle de kalmadılar. Çoğu zaman savaşın eşiğine geldi bu ortadoğu birlikçileri. Misal Kolonel Kaddafi daha dün Mısır'a birlik önermişken Sedat ona gereken önemi vermediği için hislendi ve ordusuna Mısır'a saldırı emrini verdi. Evet 1977'de Libya ile Mısır dört gün boyunca savaştılar. Tabii Mısır uyduruk Libya ordusunu darmadağın etti.

O yüzdendir ki ne zaman biri ortadoğu birliğinden bahsetse benim kulaklarım dikilir ve fırına ekmek almaya gidelim olurum. Çünkü eskiden Ortadoğu ülkelerini yönetenler avrupalıların sadece imza atarak birleştiklerini sanacak kadar salaktılar ve salak oldukları için dün birlik olduk lay lay lom derken yarın hepinizin anasını sikeyim saldırın libyaoğulları olurlardı.

Tayyip Erdoğan daha bir yıl önce sınırları kaldırıp birleşmekten bahsettiği, şakşakçılarının federasyonu müjdelediği Suriye ile şimdi savaşmaktan bahsediyor. Hayır Suriye'de iktidarda başkaları yok yine aynı Baas var. Ve kimse çıkıp arkadaş sen kendini Kaddafi yerine koyduğunun farkında değil misin, bu adamlar bir yıl önce sen birleşiriz inşallah dediğinde de aynı baas değil miydi, diye soramıyor. Davudoğlu hala kurumlu kurumlu dolaşıyor sağda solda. Doksanlara döneceğiz derken yetmişler retro olduk.

Yetmişlerden olağan bir başlangıç. Sedat, Esad ve Kaddafi yine yeni bir arap birliğini kutluyor. Korkudan altına sıçan batının bok kokusu liderleri güldürmüş olmalı.

Yetmişlerden Olağan sonuç. Libyaoğulları ile Mısıroğulları yeşil vadi için savaşıyor.

Sayın Başbakan, Beşar Esad ile yeni bir birliğin çatısını örüyor.

Ve yetmişler retro sadece eski aktörlerin yerini yeni aktörler almış.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Türkiye'nin yaptığı sadabat paktını da bunlardan birisi sayabiliriz herhalde :)

ebedi olur dedi ki...

Evet haklısın sayabiliriz :) Bilirsin o paktın devamında Türkiye desteği ile Ürdün ve Irak birleşmeye karar verir tam birleşme günü Irak'ta askeri darbe olur, Menderes'in ahretliği Nuri Said Paşa'yı çarşafa girmiş kaçarken yakalayıp kelimenin tam manası ile parçalayarak köpeklere yedirirler. Hatta Menderes, Nuri Said'in sonunu duyunca benim subaylarım bana böyle bişey yapmaz der :))