5 Eylül 2011 Pazartesi

Zafer Mutlu

22.04.2011 14:01

   zafer mutlu, ekonomi sayfasında liberal ekonomi güzellemesi yapılırken iktisaden batıklığı siyaseten finanse edilen bir iktidar peypırının, yandaş basında uyduruk programlarla beslemeye çekilmiş, ince-özkök metrekare dünyasına hapsolmuş, belediyeden roman ödüllü edebiyatçı-yazarına bırakılmayacak kadar önemli bir figür türk medyasında. zafer mutlu, türk medyasının `keyser söze`'si.

   seksenlerin ortasında sabah kurulduğundan beri her şeyin içinde olup aynı zamanda hiçbir şeyin içinde olmamak onun en büyük becerisi. üstelik kobayaşileri her yerde ismini cismini telaffuz ettikleri halde bunu becermesi muhteşem. özkök başlığı entarilerden mefruşatçı çarşısına dönerken onun bu kadar az ilgi çekmesi de bunun göstergesi. seksen sonrası türk medyasında ying özkök'ünün yang mutlusu o ve hayır efendim ying-yang her zaman iyi-kötü panduluyla dengede tutmaz evreni. kimi kez dünya öküzün iki boynuzunun üstünde durur, birbirinin aynısı ama gerekirse birbirine düşman iki boynuz.

   keyser mutlu, medyada hep aynı fotoğrafıyla arzı endam eder: ailemizin şirin ve topalak çocuğu, hissiz bir şekilde objektife bakarken. sanırsın üni sonrası ilk iş başvurusu için çekindiği vesikalık. asla bakanlarla kabine kurarkenki fotoğrafıyla göremezsiniz. asla etibank pazarlıkları yaparken de göremezsiniz. hep aynı masum vesikalık.

   keyser orijinalinden farklı olarak iç halkasındaki kobayaşileri hata yapsa dahi korur. 2001 krizinden sonra zafer söze'nin dükalık sallanır gibi olduğunda, can havliyle `can ataklı` kendini gemiden attı ve kendini olduğundan daha büyük biri olarak tanıtabilmek umuduyla, her önüne gelene mutlu'nun yaptıklarına dair beyanatlar vermeye başladı. açıkcası mutlu'ya ihanet etti. bir iki yıl sonra olduğunu sandığı kişi olmadığını anlayıp kürkçü dükkanına döndüğünde keyser asla kızmadı ona. gastesinde bir köşe verdi ve yazmaya devam etmesini sağladı.

   türk medyasının iki boynuzundan biriydi keyser mutlu. ama asla ve asla `usual suspects` olmadı. o yüzden yirmi yıldır herkes ertuğrul özkök'e saldırırken onun adı neredeyse hiç anılmadı. ertuğrul özkök haddinden fazla görünerek görünmez olur, mutlu istediği kadar görünmesiyle. yandaş medya; korusundan karaalioğlusuna, dumanından kekeçine onlarca özkök hayranı ile dolu. sadece onu konuşuyorlar, sadece onu eleştiriyorlar. onun gibi olmak için bıyığını kesen de oldu, türbanlı karısını türbansızıyla değiştiren de. ama hiç zafer mutlu olmak isteyenine rastlayamazsın. çünkü özkök gibi olacağını sanmak kolaydır. o; sanmanızla yener, dönüştürür zaten sizi. oysa zafer söze olmak daha zordur. o güce sahip olup da, ailenin tombalak ve şirin `verbal kind`'ı modunda saklanmak ciddi irade ister.

Hiç yorum yok: