2 Eylül 2011 Cuma

Yiğit Bulut

30.09.2010 14:00

   akp gibi hegemonisever yapılar kendisinin yanısıra ötekiden adam devşirerek de büyür. hatta ötekiden adam devşirmek daha önemlidir. çünkü devşirmeler hegemonya kurma işleminin başarıyla devam ettiğini gösteren zafer çiçekleridir. akpizmin temel devşirme potansiyeli beyaz yakalılar. bir şekilde üniversite mezunu olmuş kendini çok çok çok büyük bişi sanan ama toplumun kendine hakettiğine denk fırsatlar sunmadığına inanmış kırıkhayaller ordusu. benim o,ofis arkadaşım veya iş arayan üni arkadaşım. biziz yani. bunlar çoğu zaman sırf toplumdan alacak hesabı kabarsın diye yüksek lisans filan yapmış görece pek pek aydın insanlar da olabilir. topluma karşı hissettikleri keskin hayalkırıklığı ve isyan, hegemonik gücün statükoyu yıkıyoruz, eski düzeni yıkıyoruz haykırışları karşısında her yıkım bir yağma fırsatıdır maçin atasözüne dönüşür.  neyse `jimi the kewl` geçenlerde `max planck` ve `werner heisenberg` başlığında gayet güzel yazdı buna dair.

   diğer örneklerde yaşanageldiğinin tersine beyaz yakalılarla akpizmin arasında hep bir soğukluk oldu. beyaz yakalılar akpizme bir türlü eklemlenemediler. dinsel korkuların körüklediği bir kan uyuşmazlığı oldu. oysa akpizm beyaz yakalılara muhtaç. tıpkı doktora sahibi heydrichlere, hans franklara muhtaç olanlar gibi muhtaç. işte yiğit bulut burada devreye giriyor. bilen bilir kendisi daha dün kadar yakın zamana dek ekonomik kriz çıksın da akp hükümeti devrilsin diye dualar ediyordu tv ekranlarında. overdoz saldırgan cümlelerle saldırıyordu bu iktidara. her gün plazalardaki ofislerimizde gezinen ulusalcı fw maillerin birebir aynısıydı. onların kanlı canlı haliydi. ama şimdi hegemoniklere dahil olmaya çalışıyor jöleli saçlarıyla. ve hegemonyanın ulu önderi geçmişinden dolayı hiç takbih etmeden onu, adeta yaramaz bir çocuğa gözüyle mesaj verir gibi bir gülümsemeyle buyur ediyor içeriye.

   yiğit bulut absürd derecede abartılı belki ama zaten kör gözüm parmağına örnekler hep abartılı olmaz mı? hem hiç bitmeyeceğe benzer bu hegemonik iktidar karşısında pes edip eklemlenme arayışına giren beyaz yakalıları temsil ediyor hem de bu çabalara karşı asla geçmişten konuşmayan, herhangi bir eleştiri de bulunmayan hegemonik gücün affediciliği ve kabul ediciliğini gösteriyor.

   akşam spor salonunda yuh çekip sabah borsada "evet"e destek alımı yapmak çelişkidir. ve çelişki çelişen taraftan kırılır.

Hiç yorum yok: