5 Eylül 2011 Pazartesi

Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan


12.09.2009 02:51

   ne zaman dinlesem böyle boğaza nazır köşkünde elinde dibine gelmiş bir kadeh, pencere önünde hayatın boşluğuna ağıt yakan bir zengin amca canlanıyor gözlerimde. hani bizim oranın adetleri, meşhurdur yaşanmışlıkların pişmanlıkları. yazan adam 3. murat olunca ilk merak ettiğim birileri hafiften türkçe ayarı çekmiş mi yoksa orijinali de bu kadar türkçe mi? eğer onun sözleriyse osmanlıcaya dair tüm bilgilerim ondan önce ve sonra yazmış padişahların eserleriyle birlikte havaya uçuyor çünkü.

   ha bunu yazacak biri varsa o da 3. murat onda sorun yok. oğullarımın çükünü kestireceğim diye 55 gün düğün dernek yapıp hokkabazı, madrabazı yeniçeri yazdıran, 120 den fazla çocuğa babalık yapan, vezirliği parayla satan, paranın ayarıyla oynayan, millet isyan edince kadın yahudi sarrafı onlara parçalatan, alemin ve eğlencenin dibine vurmuş "benim adım kırmızı"daki meşhur murat bu çünkü. o yüzden bu kadar içli sözleri ve yüreğe işliyor. o ağlamasında ben mi ağlayayım.

   ilahi gibi değil. çünkü kendine yakarıyorsun okuduğunda. vurup geçiyor seni, delip geçiyor. bir an bazı kapılar açılmış gibi oluyor önünde. ama bir an. zira yazan bile sonuna kadar açamamışki kapıyı. gözleri hiç açılmamak üzere kapandığında, onlarca cariyesi karınlarında muradın çocukları boğazın dibini boylamış, tıpkı onbilmemkaç oğlunun yay kirişinin ucunda can vermesi gibi. sen de açılan kapının kapanışıyla birlikte hayata dönüyorsun. gaflet daimi, uyanış geçici.


Hiç yorum yok: