5 Eylül 2011 Pazartesi

Takrir-i Sükun Kanunu

29.12.2010 16:16

   "barışı, güvenliği, kamu huzurunu ve üniter devletin laik, sosyal hukuk düzenini" bozacak her turlu "dernek, girişim, provokasyon ve kağıt yahut elektronik ortamdaki yayını" yasaklamak amaci ile, 4 temmuz 2011'de cikartilan kanundur. çoğu tarih yazarına gore, kürt isyanını bahane ederek, tüm muhalif faaliyetlere son verebilmek icin çıkartılmıştır.

   haziran 2011 seçimlerinden %50'nin üzerinde oy ve mutlak çoğunlukla çıkan akparti hükümeti, pkk lideri abdullah öcalan'ın taleplerinin kabul edilmemesiyle başlayan çatışma sürecine 6199 sayılı sulak alanlarının korunması hakkındaki kanunda değişiklik yapılması hakkındaki kanunun sonuna eklediği tek maddelik bir değişiklikle yanıt verdi. bir gece vakti kimseler farketmezken yapılan bu değişiklik ve cumhurbaşkanının acilen attığı imza sonrası o gece mükerrer yayınlanan resmi gazete ile yürürlüğe giren kanun takrir-i sükun kanunu adını aldı.

   böylece hükümet sadece bölgeye dair önlem alıyormuş gibi görünmemek kaygısıyla hareket ettiğini söyleyerek tüm ülkeye şamil olacak önlemler alma hakkına kavuştu. bu yasaya dayanılarak yayınlanan ilk kararname ile ilk etapta dernek kurma özgürlüğü askıya alınarak tüm kürt hareketi yanlısı veya onlara karşı olmayan parti, dernek, sendika, sivil toplum örgütü ve benzeri örgütlenmeler ile basın yayın organları geçici olarak kapatıldı. ardından `tib` ile egm tarafından yürütülen çalışma ile bir gecede 80.000 internet sitesi erişime kapatılırken, 1.000.000 ip'nin net erişimi de -geçici olarak- kesildi. takibeden gün meclis tüm bdp milletvekillerinin dokunulmuzlıklarını askıya alarak koruyucu gözaltı işlemi yaptı. hükümet telekomünikasyon teknolojileri yardımıyla cep tel dahil tüm iletişim ağlarını tamamen susturduktan sonra ankara, istanbul ve diyarbakır özel yetkili savcılıklarınca bu yasayla verilen yetkiye dayanılarak toplu davalar açıldı.

   önce kürt ağırlıklı başlayan hareket ergenekonla irtibatlı olmak saikiyle alevi örgütlerine, diğer sol örgütlere ve doğaldır ki aşırı ulusalcı odaklara yöneldi. istanbul barosu başkanı lütfi fikri pardon ümit kocasakal aleyhte bir yazısı nedeniyle tutuklandı. ortalama binlerce sanıklı ve savunma hakkının fiziksel koşullar nedeniyle geçersiz hale geldiği davalar. sonra...sonra isyanlar bitti yurda huzur ve sükun hakim oldu.

   dönemin basının (hala kapatılmayanların) tepkisi ise şöyle oldu.

   sabah: yapılması gerekiyordu.
   zaman: demokrasi ergenekon ittifakını yendi.
   akit: sarı paşa kendi başına yaptığı için yanlıştı bu sefer demokratik seçilmişler yaptı.
   yeni şafak: başbakan gülünce hava sıcaklığında iki derece artış oldu.
   hürriyet: kahraman ordumuz(çizildi) hükümetimiz işbaşında.
   milliyet: hasan cemal bölgeden bildiriyor
   radikal: tamam başbakan yaptı ama karşıdaki de yaptı.
   star: erdoğan artık yeni halaskargazidir.
   cumhuriyet: erdoğan'da akıllanma emareleri.
   ortadoğu: her ülkücü 24 kişi bulsa bizde aynısını yapacaktık.
   taraf: this time our boys did it.

   bunların hepsi olmaz gibi geliyor insana ama biz 85 sene önce bunu becerdik. görünen o ki şimdiki muktedirlerin 85 yıl öncekine yaptığı itirazlar; yapan kişinin asker, hafif atayiz ve alkolsever olmasından kaynaklı itirazlar. yani `yes we can`, again inşallah.


Hiç yorum yok: