5 Eylül 2011 Pazartesi

Şivan Perwer


16.02.2011 20:21

  1992 kış mevsimi. kamyon şoförü babam arkadaşıyla istanbul'a gelmiş. odun almaya `vize`'ye gidecekler. sen de gel dediler atladık gittik. vize meğersem odunculuk sektöründe önemli bir yermiş. istanbul'a yük boşaltmış kamyoncular, dönüşe ekmek parası çıksın hesabı kamyon üzeri odun bağlayıp geri memleketlerine dönüyor. her yer kar kıyamet. bu kamyon tekerleklerinin yuvarlak demir aksamlarının üstüste lehimlenmesiyle yapılmış sobalar gürül gürül yanıyor da anca kırılıyor soğuk.

   tüccara vardık. babamın arkadaş siparişi almış bile. bizim maalledeki ekmek fırınına çekecekler odunu. hani şu yunus'un kırk sene aradığı taptuk emre odunu gibi ince ve düz olanlardan olması lazım. tüccara parayı çıkarıyorlar ama tıpkı filmlerdeki üçkağıtçılara benzeyen tüccar mal bir kaç saat sonra hazır olacak siz parayı şimdiden verin filan diye kekeleyince, kalsın mal hazır olunca alırsın diyip çıkıyoruz oradan. kamyoncu nerede vakit geçirir? en yakın kaveye doğru yollanıyoruz.

   vakit geçirmek için kağıt oynayacaklar ama eksikler. başka masadaki iki şoföre dönüp masamıza çağırıyorlar. iki kürt şoför. gerçi o zamanlar kürt diyemezdiniz. yoktu öyle bir millet resmi anlamda ama adamlar bas bas bağırıyor ne diyeyim. geliyorlar merhaba filan derken oyuna başlıyorlar. oyun bildiğimiz eşli `51`. al kağıt ver kağıt derken kürtler açıyor. daha doğrusu az daha açıyorlar. çünkü babam ve arkadaşı sırf onlar açmasın diye ayaküstü bir kural uyduruyorlar bizim orada böyle oynanıyor diye. yalan ki ne yalan. kıpkırmızı oluyorum utancımdan. bir iki hık mık ediyor kürtler ama sen azınlık olmanın resmini çizebilir misin abidin.

   neyse oyun devam ediyor ve klasik şoför muhabbeti dönüyor. kürtlerden birisi kendinin yola nasıl katlandığını anlatırken, koyuyorum teybe bir şivan ve bırakıyorum kamyonu yoldan aşağı, diyor. derken de elini gazele başlayacak türkücü misali çenesine yaklaştırıyor, gözleri küçük bir çocuk gibi sevinçle parlıyor. babamlar hiçbir şey anlamıyor onun dediğinden. önemsemiyorlar da zaten. ama adam o cümlesini söylerken gözleri öyle bir parlıyor ki ben anlıyorum. o sırada kendisine dair ne varsa, hani kimlik olarak, hani kürt olarak. işte hepsi şivan oluyor ve dili yasaklı, dili vebalı, cahal mı cahal bir kürt kamyon şoförü, yurdundan yüzlerce kilometre uzakta bir kavede şivanla varlığını seslendiriyor en durdurulamazından.

   şivan perwer'i babam ve arkadaşı gibi önemsememezlikten gelebilirsiniz. o da kim yahu yaparsınız onlar gibi. ama o kamyonunu yokuş aşağı vurmuşken teypteki şivandan varlığına anlam biçen kürde napacaksınız. onu nasıl engelleyeceksiniz. hayır biz yüzbinlerce askerle, tankla ve topla denedik beceremedik de.

2 yorum:

siempre dedi ki...

selam

ebedi olur dedi ki...

tivıttır hesabımı kapatmamla cemaat-akparti kavgasının şiddetlenmesi arasında ilinti kurulmaya çalışıldığı gözlemlenmektedir. bu kavgayla herhangi bir alakam yoktur.
kamuoyuna saygıyla duyurulur.
monarşist kanaat önderi samsun kontu ebedi