2 Eylül 2011 Cuma

Şehir

19.09.2010 12:07

   türklerle yunanların kedi köpek kavgasına tutuştuğu, diğer avrupalıların müstehzi bir gülüş ile kavgaya tempo tuttuğu bir forum sayfasında yunan milliyetçisi genç; pöh biraz zorlamayla, anadoludaki şehirlerin türkçe adlarından yunanca adlarını çıkarırım ki ben dediydi. gözleri milliyetçilikle kör olmasa yunanca sandığı adların yunancadan çok daha eski dillerden geldiğini de görebilirdi. bu amerikanyalıların kurduğu şehirler veyahut alaman şehirleri var ki ölçülüp biçilip kurulmuş yapay modern zaman sitelerine benziyorlar. en fazla romalılar colonia diye kurmuş ve sonra alamanlar köln yapmış o kadar. kimileri de var ki onlar kadim, yaşayanlar sürekli değişiyor. meliddu binlerce yıldır var, kiracıları ve ona seslenişleri değişiyor sadece.

  anadolu'da şehir; sanki doğanın parçası gibi, sanki zamanın başından beri var gibi, sanki ölümsüz gibi. biraz insanlığın çocuğuna benziyor bu yüzden. nasıl ki çocuğu bizim kendimizi ölümsüz sanmamızı sağladığı için sever, isteriz, işte şehirlerde öyle bir sonsuzluk duygusu veriyor geçmişin dibine giden tarihleriyle. ama ölüm korkusu baskın çıkıyor sonra. sadece benim ol, ol ki ben de sendeki ölümsüzlüğe sahip olayım diyoruz ve şehre adını veren kayserlerin bayrağını indirmek için kan dökecek kadar dönüyor gözlerimiz.

Hiç yorum yok: