5 Eylül 2011 Pazartesi

Sahip Ata Fahrettin Ali

29.12.2010 11:17

   tarih kitapları hep hayırseverliği ile, nasıl da iyi bir yönetici olduğu ile yad eder kendisini. sağda solda yaptırdığı tesislerin hala ayakta kalması da bu algıyı besler. sahip ata'mız moğol karanlığının çöktüğü acı yıllarda 1250'lerden 1280'lerin sonuna dek selçuklu sultanlığını ferah tutmuş idür. ha zaten devlet demek millet demek olduğuna göre milletü ferah tutmuş idür. ancak her nedense gelirini, hani sağa sola eser yağdırdığı gelirini yazmayı unuturlar. ol rivayet odur kü normal bir öğretmenin yıllık 200 dirhem aldığı bir dönemde sadece günlük kazancı 7.000 dirhemdir ve ikta gelürü yani adına tahsisli toprağın geliri hariçtir. kaç normalin maaşına denk gelen bir anormal kazanç var sen hisab et. tek seferde moğol hanına verdiği rüşvet 400.000 dirheme ulaşır denilir.

   simyacı olmadığına göre, parayı taştan imal etmediğine göre kimin artuk değerine nasıl derinlemesine el koyduğunu/koyduklarını, tüm selçuklu emareti olarak nasıl bir yağmalama düzeni kurduklarını var sen hayal et. baba ishak isyan etmesin de napsın. halk ona katılmasın da napsın. ama sahip atanın vakfiye kitabeleri var kendisini koruyan. öbrüründense masal bunlar diye köşeye atılan menakıpnameler var kalan. mustafa ata'nın maaşını yazanlar ne sahip ata'yı ne de osmanlıları yazamazlar. bir, sakil muhafazakar zihinlerinde saat 200 yıl önceden itibaren işlemeye başlar. iki, bu düzenin kişilerden bağımsız bir sömürü düzeni olduğunu yazmak işlerine gelmez.

Hiç yorum yok: