5 Eylül 2011 Pazartesi

Peçeneklerin Alnına Sürülen Malazgirt Lekesi

09.03.2011 20:27

   hesapta türk olan birilerinin kendi ideolojik emelleri için bir başka türk kavminin alnına sürmekten çekinmediği kara leke. neymiş, peçenekler malazgirt meydan savaşı esnasında karşılarındaki selçukluların kendileriyle aynı millet olduğunu farkedince ait oldukları bizans ordusunu satıp selçuklu ordusuna iltihak etmiş. okullardaki tüm tarih kitapları böyle yazar ve bu satma eyleminin zaferdeki payını vurgulayarak devam eder konuya.

   adi bir iftira ve küllen yalan. nedenine sonra geliriz. ama bir akkoyunlu torunu olarak şehirli `yatuk`ların bir yörük kavme sürdüğü bu lekeyi temizleyelim önce. çok uzağa gitmiyoruz. mikhael attaleiates'in istoria kitabına bakıyoruz. bu kitap önemli çünkü yazar bizzat malazgirt meydan savaşı'na katılmış! yani bir gaziyan-ı rum. kitabının 158. sayfasında yazanlar`:bilge umar çevirisi`:
   ...

   diogenes, çadırının içinde kalarak, ertesi gün yapılacak savaş için mümkün olduğunca hazırlandı. o sırada ben de, iskitlere`:rumlar kuzeyden gelenlere iskit derdi` karşı var olan kuşkuları gidermek isteğiyle, imparatoru, onları yemin ettirmekle taahhüt altına sokmasını öğütledim. o da benim bu önerimi kabul etti ve beni bu işi gerçekleştirmek ve taahhüdün yerine getirilmesine göz kulak olmak üzere yetkilendirdi. böylece onlara, imparatora ve rumlara sadakatlerini sarsılmaz biçimde koruyacakları yolunda, atalardan kalma geleneklerine göre, yemin ettirdim; bu yolda, anlaşmaya tıpatıp uyulmasını onlara bıraktım. ve aldatılmadım; `onlardan hiçbiri`, savaş zamanında düşman birliklerine katılmadılar.
   ...

   işte adamın yazdıkları bu kadar açık ve net. kaldı ki bu savaştan sonra yirmi yıl daha rumlara paralı asker olarak hizmet vermeye devam etti peçenekler. peki böyle bir iftiraya niye gerek duydu hesapta milliyetçi türkler? niye bir başka türk kavmini anlaşmalı olduklarını satan hainler gibi gösterdiler? cumhuriyet kurulup doğası gereği yayılmacı olan pantürkizm, misakı milli içinde kalmak şartıyla tekrar kurgulandığında bunun dinsiz bir milliyetçilik olması hedeflenmişti. ancak bu türkçü yaklaşım çok kısa zamanda nefessiz ve atasının ölümü ile de sahipsiz kalınca devletin sahipleri zorunlu olarak türk-islam virüsünü imal etmeye giriştiler. türkçülüğün başka türlü devamı mümkün değildi. yani mevcut türkçülüğe islam enjekte ettiler.

   hal böyle olunca ideolojilerini tahkim etmek için, hem türkçülüğe halel getirmeyen, hem de islamın feyzini gösterecek örnekler, talas savaşından başlayıp malazgirt savaşı ile devam eden vakalar yarattılar. peçeneklerin karşılarındakilerin türk kardeşleri olduğunu anlayarak bizans ordusuna katılması bir taşla iki kuş vuruyordu. hem müslüman olmasa bile bir türk kavmi ırki asaletini göstererek kardeşleri ile savaşmayıp kendiliğinden doğru yolu buluyordu, hem de iltihak edilen ordu islamla şereflenmiş selçuklular olduğu için islamın üstünlüğü kanıtlanmış oluyordu.

   tarih kitaplarında hep anlatılagelen peçeneklerin taraf değiştirme hikayesi, türk-islam sentezinin çıkarları gereği soylu peçenek kavmine sürülmüş bir lekedir. tiz temüzlene.

Hiç yorum yok: