30 Ocak 2012 Pazartesi

Nasturinin Sırtındaki Palto

05.06.2011 03:00

   insan yaşlandıkça ecevitleşmeye başlıyor. uzak geçmişi daha iyi anımsıyor. doksanlarda leman grubu henüz akpist dalga karşısında balatayı sıyırıp yalçın küçük hipnotizmasına teslim olmadan önce, öküz diye bir dergi çıkarırlardı. adına bakma bildiğin edebiyat dergisi ama ülkemizde edebiyat dergisi genelde ss subayı kasıntılığına sahip olduğu için bu daha çok fanzin naifliğinde olurdu. metin üstündağ'ın zoru ile çıkıyordu galiba. bu dergide bir sürü tanınmış yazan vardı sonradan daha da parlayan. mesela bütün ömrünü son nefesini nasıl vereceğine ve son nefesinde neler söyleyeceğine dek projelendirdiğine emin olduğum girişimci yazar orhan pamuk vardı. orhan pamuk ana projesinin bir alt projesi olan kafka procesi uyarınca yazılarının kenarına kafkavari çizimler yapardı.

   murathan mungan vardı sonra. yeni aldığı evi sevinçten dört köşe anlatınca hem yeni mi bir ev alabilmiş diye şaşırmış, hem de çocuk sevincine ortak olmuştum. ve muhsin vardı: oramarlı muhsin. şehre beraber tutunmaya çalıştıkları arkadaşı, yılmaz çıkmıştı gerçekten. vitesi beşe takmış tam gaz istanbul'u fethediyor, servet kıskançlığına solculuk süsü veren herkes gibi cebindeki kelimelerle sarayın yeni eğlencesi oluyordu. kayıp kentin yakışıklısına ağıt yakma dönemi bitmiş ve şimdi kayıp kentin yakışıklısını, yakışıklı yüzü deforme olsun diye öldürüp su tankına atan ağar abilerle halı saha maçı zamanları gelmişti. muhsin kendi kalıp o ilerlediği için haliyle kıskanmış, ortak geçmişlerinden vuruyordu imalı cümlelerle, anlaşılabilir bir kıskançlıkla ara ara arkadaşını.

   işte bu paltoyu ben ilk oramarlı muhsin'in orada anlattığı bir öyküden öğrendim. yıllar yıllar önce dedesinin sırf sırtındaki paltosu güzel diye, o paltoyu almak için, öldürdüğü nasturiyi anlatıyordu. şimdi her tarafta bu nasturinin öyküsü anlatılıyor. nasturi ermeni oluyor sadece. herkesler o ermeniyi anlatıyor ve üzüntülerini. özellikle sağolsun kürtler anlatıyor. malum aynı inkarın şimdi kendi kapılarını çalması meselesi var anlayabiliyorum nedenini. mesela osman baydemir anlatıyor. alıyor eline sazı ve amed'de zamanında ermenilerle ne kadar mutlu mesut yaşadıklarını anlatıyor. sesine hafif bir hüzün damlatıp akıbetlerini anlatıyor, kınıyor yapılanları.

   ama dikkat ediyorum anlatanların çoğu paltoyu unutuyor. oramarlı muhsin'in dedesi veya benim dedem ahmetoğlu mehmet o nasturiyi/ermeniyi sanki öylesine bir delilik sırasında öldürmüş gibi anlatılıyor. palto kayboluyor ve sanki biz üç yaşındaki çocukları kafalarını kemah kayalarına vura vura zevk için öldürmüşüz, 12 yaşındaki kız çocukları tecavüze uğramamak için elele tutuşup kendilerini murat nehrine bir çılgınlık esnasında atmış gibi oluyor. oysa bizim dedelerimiz deli değildi. ekmeğinde sıradan insanlardı. kendilerinde olmayanı almak için devletin verdiği fırsatı kullandılar.

   palto mühim. çünkü palto bölümünü atlayınca, o meşhur gavur mahallesinin, adana'daki çırçır fabrikasının şimdiki sahiplerini pas geçiyorsun sessizce. öyle olunca etinden sütünden faydalandığın insanların bir de lirizminden faydalanıyorsun. hayır bizim dedelerimiz kimseyi öldürmedi diyen inkarcılardan tek farkın dedelerine ceza kanunundaki geçici delilik maddesinden af çıkarmak oluyor. çünkü o paltoyu söylemeyince o paltonun bedelini ödemekten yırtıyorsun ve iki lirizmle duyarlı bir insan oluyorsun. o yüzden nasturinin sırtındaki palto mühim, `music box`'ta onun resmi var. yüzleşmeden asla yüzleşmiş olamayacaksın atalarının gerçekliğiyle.

7 yorum:

ezikjakoben dedi ki...

yezidi kürtler olarak bize olan duyarsızlığınızı kınıyoruz.

ebedi olur dedi ki...

bu tamamen kökleşmiş sünni bekraundumdan kaynaklanıyor. özür dilerim.

politicaeconomia dedi ki...

Ben su tazminat meselesindeki dedelerimizin gunahlarini neden biz cekelim argumanina hastayim. Yani adamlar sehirlerden cekilmese biz o sehirlere giremeyecekken, kapital birikmesi gibi bi hadise bogrumuzde bogrumuzde dururken bir de cikip sanki biz hic dedelerimizin gunahlarindan faydalanmamisiz da neden fatura bize cikiyor gibi davraniyorlar ya. off. Azinliklar bu ulkenin denkleminden cikmayaydi genel ekonomimiz daha iyi olacakti belki ama turklerin temsili cok daha az olacakti. Universitelere giremeyecek, ticaret hayatinda tutunamayacakti. Rantiye sinifi ege sahillerinden gelen kiralari ruyasinda gorecekti ama sorsan herkes kendi ugrasmis didinmis ve kazanmis.

Amerikan ruyasi falan degil asil Turk ruyasi daha guzel baksana.

siempre dedi ki...

gitti mi yorumum?

siempre dedi ki...

quadros yine mi gittin?

Adsız dedi ki...

Yazın yalanlarınizi.Karaman turklerinin cogu hristiyandi.mimar Sinan Karaman turkuydu.adam meşhur ya hemen ermeni yaparsınız.Dolmabahçe sarayının mutahiti yada taşeron firmanın sahibi balyan ailesini mimar diye itelersiniz.gecen gün Elbistanli bir Alevi geldi işyerime.Türkiye devleti hakkında atıp tutmaya başladı.ermenileri ise öve öve bitiremiyordu.ismet inonuyude ovunce anladimki bu şahıs ermeni dönmesi.malum ismet İnönü ölüm döşeğinde ermeni alfabesinde kaç harf olduğunu sormuştu yanındakilere.

ebedi olur dedi ki...

hahaha sırıtıyon lan yazının kağıdından