5 Eylül 2011 Pazartesi

Mikhael Attaleiates

 17.06.2011 15:05

   antalyalı mikail. tahminen 1020-1080 yılları arasında yaşamış rumalı hukukçu ve tarih yazarı. `bilge umar` çevirisiyle `arkeoloji ve sanat yayınları`'ndan yayınlanmış istoria`:tarih` adında bir kitabı var. kendisinin önemi sarayda görevli yüksek düzeyde bir yargıç ve bürokrat olarak o meşhur anadoluya giriş yıllarımıza birinci elden şahit olmasından geliyor. mesela bizzat `malazgirt meydan savaşı`'na katılmış alperen gazilerden amca. malum bizim tarafta alp arslan dahil hiçbir türk okuma yazma bilmediği için adamların eline bakıyoruz.

   kitabı yaklaşık 1034-1080 arası olanları anlatıyor. mesela selçukluların ilk kez ortaya çıkmasını şöyle yazmış:

   " ...aynı sıralarda perslerin komşuları olan ve 4,5 mil genişliğinde ganj ırmağı ile iran'dan ayrılan nefthalit hunları`:akhunlar` (hmm türklere hun diyor), her ne kadar kökeni aşağı tabakadan ve kendisi bir köle idiyse de -adamcağız evveliyatı köle olmayan bir türkislam emiri hiç duymamış ki- perslerin o zamanki başı ölünce onun yerine başa geçmeyi beceren önderlerinin yol göstericiliğiyle, ırmağı en dar noktasından aşmayı başardılar. bunun üzerine nefthalitler yörenin bütün uluslarına büyük yiğitliklerini kanıtladıktan sonra, iberia`:gürcistan` ile olan sınırdaki doğu bölgelerine yaklaştılar ve arazilerimizden, ellerinden geldiğince çoğuna, akınlar yaptılar..."

   anadoluya yapılan akınların kendiliğindenliği:

   "...işte sultanın`:tuğrul bey`, rumların imparatoru ile ilişkileri o zamandan başlayarak tarihlenir. karşılıklı olarak elçiler gönderdiler ve dostluklarını yenileyerek birbirine armağanlar yolladılar. ne var ki hunlar doğaları gereği kapıp götürücü idiler ve akınlar yapmayı durdurmadılar; hal böyleyken sultan bu işleri yapanların vahşi kurtlar gibi yaratıklar, eşkiyalar olduğunu ve kendisinin onları tanımadığını söyleyerek kendini haklı çıkardı..."

   ve ve ve malazgirt meydan savaşı'nı anlatmaya başlayışı:

   "...artık buradan başlayarak anlatımımız, olup bitenlerin büyüklüğü ve yarattığı dehşet, keza rumlara zarar veren korkunç felaket dolayısıyla, kederlendirici olacak..."

Hiç yorum yok: