5 Eylül 2011 Pazartesi

Medical Park

23.02.2011 11:16

   göztepe tesislerine mecburen uğruyoruz arada sırada. hani totaliter rejimlerde göz boyama amaçlı tesisler olur yabancılar için. geldiklerinde onlara buralar gezdirilip rejimin başarıları diye göz boyanır. işte bu hastane de benzeri bir amaçla yapılmış sanki. `potemkin köyü`'nün hastane hali. insansız bir mükemmelliği var. hizmet almadan salt gezip dolaşırsanız acayip zevkli bir yer.

   dışarıdan öyle heybetli ki ölüme bile çare bulunur burada sanıyorsunuz. sonra içeriye girdiğinizde bir hizmet bir kibarlık, vay be işte akpartinin sağlık sektöründe güneş gibi parlaması diyorsunuz. hasta danışmanı titrini taşıyan bir kadın yanaşıyor yanınıza. bu `bir kadın` meselesi önemli. zira medical park göztepe, `the stepford wives` üzerinden konumlanmış bir tesis. her yanda yüzlerce kadın var. benzer sivilimtrak üniformaları, benzer ağır makyajlı halleri ve benzer plastik gülümsemeleri ile özel konumlanmış gibiler. sizi hizmetin içeriğinden uzaklaştırıp sunumuna yoğunlaştırmaya çalışıyorlar.

   çünkü bu sunumdan bir an uzaklaşacak olursanız, bal dök yala temizliği veya teknolojik gelişmişliğinden bir an olsun kafayı kaldırırsanız o totaliter rejimi tüm çıplaklığıyla görebiliyorsunuz. yalama olmuş levent kırca esprilerinde kaldığını sandığınız bir bürokrasi gulyabani gibi çıkıyor ortaya. tek farkı devlette çalışsa nemrut bir suratla memnuniyetsizliğini size anında yansıtacak insanların özel sektörde çalıştığı için bunu yapamayışının zorunlu gülümsemeye dönüşmesi ve ezilenlerin pedagojisi. a masası ve a masasından sorumlu b insanı ile her iki grubu denetleyen c insanı ve c insanın a ve b ile olan irtibatı....kafka şato cafe'ye hoş geldiniz.

   bizden güleryüzlü elemanlara veya plazma tvlere tav olup hizmetin kendisini boşvermemiz bekleniyor bu dükkanda. zira doktor anı gerçek anı. yanlarında melekleri ile çarliler var odalarında ve sanki zoraki hapsolmuş gibiler. tüm onca süs ve yaldız dökülüveriyor gerçek anında. doktorları `zenda mahkumu` gibiler. bunu sahte bir samimiyet ardına saklamıyorlar bile.

   ama işte elbise o kadar süslü ve parlak ki içi boş bunun demeye kalksan deli derler. ya da bu kesin anarşik, zaten bunlar boğaz köprüsüne de karşı çıkmıştı derler.

Hiç yorum yok: