5 Eylül 2011 Pazartesi

Kösem Sultan

16.10.2010 12:39

   cümhüriyet ile gerçekleşen rejim değişikliği sarı saçlı mavi gözlünün kendi babasızlığına inat yeni doğmuş bir millete baba olması ile sınırlı kalınca, rejimin babanın yitmesinden sonra devamı sadece ve sadece türkislamlaşmasıyla mümkün oldu. eski romavari pater kültü islamla sıvazlandı. ancak türkislamlaşmak demek cümhüriyetin devirdiğini iddia ettiği osmanlıyı da içine alması demekti. içerik olarak devam etmesine rağmen formel olarak dışlandığı savlanan osmanlı da bir şekilde denkleme dahil edilmeliydi. böylece türkislamcılar cümhüriyete uygun bir osmanlı yontmaya başladılar.

   bu yontma işleminde kötüler de yaratıldı. bu kötüler cümhüriyetin günlük politikasına uygun olarak seçildi. iktidarın kutsallığını tahkim etmek için isyanlar lanetlendi mesela. istanbul veya diğer bölge halklarının isyanları küçümsendi, aşağılandı. resmi cümhüriyet yazınında olumlu yaklaşılan tek bir isyan bulamazsınız, 1908 hariç. o da kurucularla ilişkisi nedeniyle kurtuldu bu aşağılanmadan. ama osmanlı tarihindeki en büyük kötü, kadınlardır. cümhüriyet, hani o kadınlara hak vermekle övünüp duran cumhuriyet, harem kadınlarını kullanarak kadınları aşağılamakta hem de bunu kadın-erkek ayırmadan hepimizin zihnine işlemekte muhteşem bir başarı kazanmıştır. mahpeyker kösem sultan ise bu başarının simgeleşmiş ismidir.

   kösem sultan neden kötüdür? neden olumsuz bir karakterdir? çünkü iktidara sahip olmuştur. oysa iktidar osmanlı hanedanından erkek hükümdarların hakkıdır. öbür türlü düzen bozulur. burada basit bir akıl oyunu vardır. cümhüriyet yazıcıları, cümhüriyet diyorum çünkü hani kaynağından ayrıştırıyoruz ya hesapta rejimleri, hani hesapta cümhüriyetin cumhurdan kaynak alması nedeniyle mutlakiyete mesafeli ve sorgulamacı olması gerekir ya ondan, osmanlının iktidarını tanrısal bir gerçek olarak kavrarlar. böylece ilahi vasfa kavuşunca bu iktidar sorgulanamaz olur. bu sorgulanamazlık peşisıra bir erkeğin iktidarının da sorgulanamazlığını getirir. şehzadenin padişah olması allahın emridir. yani iktidarın hain kösemce gaspedilmesi sözkonusudur. tanrısal olarak bir osmanlı erkeğine ait olması gereken iktidarı gaspettiği için kötü ve suçludur.

   burada bir hile daha devreye girer. tabi ki 20.yy'da, hem de kendini cumhurun iktidarı olarak tanımlayan bir rejimde böyle bir tanrısal mutlakiyeti apaçık savunamazsınız. hemmen kösem sultan'a bok atılmaya başlanır. somut örnek gösterilemeyeceği için, yani kösem'in yönettiği dönemler osmanlının en büyük bozgunlara uğradığı dönemler değildir sonuçta, bok atma soyut kavramlar ve iktidar hırsı üzerinden işler. sanki bir mutlakiyet rejiminde kişisel iktidar hırslarından başka bir belirleyici olabilirmiş gibi, yasallığı sorgulanır usul usul. alçakça kadınlığından vurulur kösem. hiç imparatorluğu kadınlar yönetebilirmiymiş, yasal değilmiş bu. neden? çünkü tanrısal kökeni var yasaların. hop yine yasallığını tanrıdan alan sorgulanamaz erkek mutlakiyetiyle döngü tamamlanır.

   kösem sultan'ın ardılı `hatice turhan sultan` övüle övüle yere göğe sığdırılamaz. çünkü valide turhan sultan yapması gerekeni yapıp iktidarı köprülü mehmet'e teslim etmiştir. çünkü iktidarı kendi elinde tutan kösem sultan'ın tersine bir kadın olarak haddini bilmiştir. ister kemalist olsun yazanlar isterse islamcı, bu husus hiç değişmez. imparatorluğu idare etmeye kalkan kösem sultan kötüdür, idareyi erkeklere teslim eden turhan sultan iyidir. çünkü yazıcılar sappına dek birer erkektir. ve erkeklik rulez beybi.

   kösem sultan da tıpkı diğer monarklar gibidir. onlar melek veya şeytan değildir. kendi iktidarları gerektiğince tebasına karşı iyi veya kötüdür. ama şeytan seçilmesi, günahların boynuna yüklenmesi cinsiyeti yüzündendir. erkek egemen bir toplumda kadın haliyle iktidara karşı hırs beslemek günahını işlemiştir. öyle bir günah ki üzerinden yüzyıllar geçmesine, rejimler değişmesine rağmen hala bedelini ödemektedir. hala her tarih dersinde çarmıha gerilmekte, hala her tarih dersinde tekrar boğulmaktadır. cümhüriyet tüm afra tafralı rejim değişikliği övünmelerine rağmen o'nun şahsında erkek egemenliğini ve erkek egemenliğinin tanrısal kökenli mutlaklığını o'nun üzerinden kız-erkek hepimizin zihnine işlemektedir okul sıralarında.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

hayalperest bir yazı

Adsız dedi ki...

Uçmuşsun

Adsız dedi ki...

yukarıdaki arkadaşlar müthiş yorumlar yapmışlar gerçekten. 6 paragraf yazı okuduk. tam üzerinde düşünelim biraz dedik. neyse ki imdadımıza yetiştiler. tek satırda çürüttüler yazıyı da bizi de kurtarmış oldular, aydınlatmış oldular. ben şahsım adıma teşekkür ediyorum kendilerine.