5 Eylül 2011 Pazartesi

Faşizmi Ekonomi Politikasında Devletçi Sanmak

12.11.2010 14:59

   bir tür zihinsel kurnazlık. auşvitze kapı gardiyanı yazılmaktan öteye gidemeyecek olup kendinde himmler olma potansiyeli görenlerin böyle sanmasına alışmıştık. ama şimdi de liberaller türedi. meramları belli. önce faşizm birey iradesinin devlete ram olmasıdır diye konuya girip, faşizmle devletçiliği eşleştirerek işte serbest piyasa ekonomisinde olmaz bu işlere gelmek. yani faşizmi devletçiliğe has kılıp piyasa güzellemesi yapmak.

   salt üniformalı nazi klibinden faşizmi belleyenler gerçekten de böyle sanıyor. yani faşizmi her şeyin devletin kontrolü altında olduğu bir şey sanıyorlar. özellikle ekonominin devlet kontrolünde olduğunu sanıyorlar. oysa faşizm kapitalizmin en pirüpak halidir, onu bilmiyorlar, onu sevmiyorlar.

   mussoli'nin tanklarının, uçaklarının adlarının fiat diye başlaması ihtiyar bir sanayiciye övgü için değildir. yine messerschmitler kamu fabrikalarında yapılmamıştır, ferdinand porsche parlak bir kamu mühendisi değildir. hatta hitler 1933'de iktidara gelir gelmez ilk verdiği ekonomik kararlardan biri, 1930 finans krizinde devletin destek babında kamulaştırdığı konzern ve holding hisselerini tekrar özel sermayeye geri vermektir. nazizmde veya faşizmde devlet ancak ve ancak kapitalistlerin kar marjları nedeniyle yatırıma yanaşmaması halinde zorunluluktan devreye girer. hatta devletçilik bolşevizmi hatırlattığı için faşizm bunun telaffuzundan bile iğrenir.

   iktisadi açıdan serbest piyasanın kusursuzluğuna iman etmiş bir liberal için faşizm, cennetin dünyaya inmiş halidir. inanmayan 1933-1939 almanya özel sektör kâr gelişimine baksın.

Hiç yorum yok: