5 Eylül 2011 Pazartesi

Devletçilik

12.05.2011 19:39

   devletçilik 19.yy kapitalizmini ıskalamış türkün trene yetişme çabasının, kapitalistleşme çabasının feryad-ı figanıdır. her yanı kuş boku gibi ironi ile dolu ülkemizde bunun sanki kapitalist karşıtı bir şeymiş gibi algılanması ve o nedenle savunulması acayip trajik. kafa karışıklığı devletçilik'in 1930 buhranı nedeniyle uygulamaya konulduğunu sanmaktan başlıyor. oysa olan tasfiye olunan gayrimüslimler yerine ikame olunan müslüman türkün kapitalistleşme işini beceremeyeceğinin anlaşılması ile buhranın tesadüfi çakışmasından ibaret. yani buhran olmasa bile, yerli girişimcilerin arzulanan muasır medeniyetlere erişme hedefini -bunun hep saz-caz-balo yahud laisizm olarak algılanıp babalar gibi kapitalist olma demek olduğunun unutulması da ayrı mevzuu- gerçekleştiremeyeceği ayan beyan ortaya çıkmıştı.

   bu ülkede devlet işletmelerinin tasfiye edilmesinden ilk bahsediş 1946 yılına dek giderken gerçek anlamda tasfiyenin ancak 2002 sonrası akp tarafından yapılabilmesi de bununla alakalıdır. 1950 sonrası devlet işletmelerinin ve özellikle bu işletmeler sayesinde rant elde eden bürokrasinin tasfiyesini programının başına koyan demokrat parti, işletmeleri satmaya kalktığında alıcı bulamamıştır. yine serbest müteşebbis yoluyla hızlı ve liberal kalkınma hayaliyle işe koyulan adnan menderes kısa sürede istenen ekonomik büyümenin bu sınıf yoluyla gerçekleşemeyeceğini de idrak etmiştir. zor yoluyla gayrimüslimlerin elindeki birikime el koymak o kültürün sahiplenilmesini de sağlamamıştır.

   işte bu yüzden, iktidarının ilk yıllarında sınai kalkınma bankalarını kuran, ticaret kanunları çıkaran, elindeki her imkanla girişimci sınıfını ihya etmeye uğraşan menderes de hızlı kapitalistleşme için devletçiliğe yönelmek zorunda kalmıştır. demokrat parti'nin on yıllık iktidarı, bırakın mevcut işletmelerin satılmasını, kamunun ekonomideki ağırlığının katbekat arttığı yıllar olmuştur. en basitinden devlet işletmelerindeki çalışan sayısı iki katına çıkmıştır.

   nihayet neredeyse yüz yıllık bir uğraştan sonra yerli sermaye sınıfı 1923 iktisat kongresindeki amaçları gerçekleştirecek, bizi muasır-kapitalist- medeniyetler seviyesine eriştirecek, hale geldiği için akp rahatça gereksizleşmiş devlet işletmelerini tasfiye edebilmiştir. türkiye'de devletçilik sanıldığı veya sağ partilerce oldum olası iddia edildiği gibi devlet sosyalizmini değil tam tersine kapitalizmi gerçekleştirme amaçlı olmuştur. bu işletmelerde post tutup kendi rantlarını savunmak için sol söylemlere sırtını yaslayan aparatçikler kimsenin kafasını karıştırmasın.

Hiç yorum yok: