5 Eylül 2011 Pazartesi

Çerkez Ethem

07.01.2011 22:02

   baktım gugılda yazmayı unutmuşlar. mondros'un ardından eşkıyalığa başlamış. 12 şubat 1919'da, yani tek bir yunan askeri bile meydanda yokken, tanınmış eski izmir valisi ittihatçı rahmi'nin oğlunu kaçırarak elli bin osmanlı lirası fidye almış. herhalde yaklaşan kurtuluş savaşını kristal küresinde görüp hazırlık olsun diye yapmıştır. sonra da mevcut yasalar nezdinde eşkıya olan tüm benzerleri gibi millicilere katılmış. burada bizim eşkıyamız bile vatanseverdir de diyebilirsiniz, mevcut yasalarla başı dertte insanların yasadışı bir harekete katılmasından daha doğal ne olabilir ki de diyebilirsiniz. nema problema da kolega. ama şimdi tapındığınız yasalarınızın babası olan osmanlı yasalarına göre bu insanların suçlu sayıldığını görmezden gelemezsiniz.

   18 ekim 1935 tarihli gazetelerin manşetinde atatürk'e suikast haberleri var. ankara güneyden ülkeye girmeye çalışan bir suikast şebekesini enselediğini ve elebaşının çerkes ethem olduğunu iddia etmiş. günlerce de devam etmiş haberler. ethem amman'da, adamları hayfa'da gözaltına alınmış. böyle bir şeyi yapmış yapmamış bilemem. yapsa şaşırmam. sonuçta iktidar mücadelesinde her yolun mübah olduğu ittihatçılıktan geliyor ikisi de. ama demek ki sarı paşa ve ethem kavgası savaşla birlikte bitmemiş. öyle savaşla sonlanmış bir kavga gibi yazanlar ister kahraman ister hain diyor olsunlar palavra sıkıyorlar.

   herkes kurtuluş savaşındaki faydalarını yazmış ama bu yiğit abinin isyanlar nedeniyle ipe çektikleri yazılmamış,mesela çerkeslerden buradan ankara'ya telgraf hattı olur. sarı paşa'nın kurnazca tasfiye ettiği ethem abisi gibi yüreği ve bileği beyninden birazcık fazla gelişmiş bir çerkes arkadaşa bunu söylediğimde onu savunmak için, ama ürdün'de ölürken kendi halkımı öldürdüm ah kafam çok pişmanım diye çok üzülmüş ya demişti. kahraman kültü hain kültü ile aynı derecede sağlığa zararlıdır. insanı görmemizi engeller.

Hiç yorum yok: