5 Eylül 2011 Pazartesi

Brestskaya Krepost

14.01.2011 21:32

   brest kalesi demek. her kahramanlık öyküsü palavralara dayanmaz. bu da o dayanmayanlardan biri. haziran 1941'de almanlar sscb'ye saldırdıklarında ilk hedeflerinden biri brest kalesi idi. işin komiği almanların aynı kaleyi daha önce lehlerden alması ve meşhur pakt gereğince kızılorduya teslim etmesi. saldırının ilk günü britanya adasını istila etmek için modifiye edilmiş panzerlerle bug nehrinden geçip kaleye saldırdılar. kale 19.yy yapımı yekpare taş olduğu için direnişçiler 30 haziran 1941'e dek kat kat üstün almanlara direndi. sekiz günlük savaştan sonra almanlar kalenin çoğunu ele geçirdi ki meraklı bir arkadaş ingilizce metni [http://tr.wikipedia.org/wiki/Brest-Litovsk_Muharebesi burada] güzelce türkçeye çevirip yayınlamış.

  ama savaş bitmedi. 30 haziran 1941'den sonra kalan askerler kalenin kuytu köşelerinde, yeraltı mahzenlerinde aç-susuz direnmeye devam ettiler. ve kale duvarlarına kazıdılar direnişlerini: `öleceğiz fakat tahkimatları bırakmayacağız`, `ölüyorum fakat teslim olmayacağım`, `elveda anavatan 20 temmuz 1941`.. ağustos'un sonuna kadar direndiler. öyle ki sonunda almanlar bug nehrinden kale mahzenlerine su basıp boğdu kalanları.

   esas pislik, bu askerlerin uğruna kendilerini feda ettikleri anavatandan öykülerinin saklanması. 1941'de telsiz mesajlarından kalenin direnişini bildikleri halde, 1944'de kızılordu burayı geri aldığında o duvara kazılı yazıları gördükleri halde stalin ve hempaları sırf haziran 1941 bozgunu gündeme gelir diye brest savaşçılarını yok saydılar, tarihin karanlıklarına gömdüler. sscb halkı çok çok sonra, neredeyse yirmi yıl sonra öğrenebildi olanları. zaten vatanseverliğin riski de budur. siz kutsal vatan için savaştığınızı zannederken bir de bakmışsınız ki aynı zamanda ahmet, mehmet veya stalin'in iktidarı için de savaşıyorsunuz.

   öykü hakkında uzuuun bir belgesel:


Hiç yorum yok: