5 Eylül 2011 Pazartesi

Bahoz

15.01.2011 02:24

   doksanbir doksanikilerde `özgür halk` dergisinde her sayı bir kır gerillası menkıbesi yer alırdı. mesela dev-sol şehir gerillası olduğu için onunkinde ise banka soyma menkıbesi olurdu. pkk dergisindeki menkıbede yolda kendilerini gören çocuk çobanı cezalandırmadıkları için baskına uğrayan gerilla biz ettik siz etmeyin diye kıssadan hisse verirdi. filmi izlemeye başlarken en büyük korkum böyle bir menkıbe ile karşılaşmaktı. karşılaşmadım.

   ben cemal'le belki de aynı gün o kapıdan içeri girdim ve onun okuduğunun tam karşısındaki fakülteye gittim. yani biraz nostaljik bişiler bişiler oldu hemen içimde. filmdeki tiki diskocu ben oluyorum. demek isterdim ama nerde o şans. aynı zamanda devlet memuru olduğum için işyerinden naz-niyaz alınan izinlerle haldır haldır takım elbise derslere koşturup sonra işyerine geri dönüyordum. cemal'in fakülte ile siyasal arasındaki alanda sürekli gösteriler olurdu. soluklanır onları seyrederdim.

   cemalleri orada görürdüm. o zaman adları yekdiğer civane kürdistan gibi bişiydi galiba`:yekitiya ciwanenmiş`.  sert çocuklardı, korkardım. yüzleri hiç gülmez gibiydi. sert semsert dururlardı. vur gerilla vur kürdistan'ı kur diye bağırırlardı, korkardım. kürtler konusunda cahil değildim oysa. minorsky'nin kitabını, beşikçi'den bir iki kitabı okumuşluğum vardı. politik görüşüm türkiye türklerindir değildi. daha da komiği bir kere politik nedenle dayak yedim ben. onda da necip fazıl hayranı bir grup salak altı ayda mezbaha inşa edip altı ayda keserek kürt sorununu çözmekten bahsederken dalga geçtim diye ağzımı yüzümü dağıttılar bir yurt odasında. kürtler kendi kaderini tayin etmeli diyordum ama onlardan korkuyordum. bir kürt arkadaşın evinde karşılaşırdık arada sırada bir kaçıyla. buz gibiydiler. korkardım ve sinir olurdum onlara. kendilerine yurtsever demelerine sinir olurdum. milliyetçiydiler işte basbayağı. ülkücülerden ne farkları vardı.

   gözünü sevdiğim hayat çok tuhaf ya. bu çocuklar eğer 250 km daha kuzeydoğuda olsalardı onların kod adının yanına doğum yıllarını eklemiş onbinlerce türk gencinin nickleri ile dolacaktı internet. buralar hep direnişlerine övgülerle süslenecekti, fedakarlık öyküleri olacaktı en duygusalından. istanbul belediye başkanı şehri onlara yardım kulubeleri ile donatacaktı. biz cuma namazından sonra onlara dualar okuyacaktık. ama olamadılar. tam göbeğimizde patladı cemaller.

   filme dair çok gerçekçi olmuş veya burada çok karikatür olmuş diyemiyorum. diyecek yerler elbet de var. eleştirilecek sürüyle şey de bulunur. ama ben örgüt odaklı izlemedim filmi. uzaktan gördüğüm cemaller için izledim. dedim ya ben diskodaki tikiydim. onlar varolma kavgası veriyorlardı ve ben doğuştan varolma imtiyazı ile donandığım için anlamıyordum bile ne demek olduğunu. kürtler vardı biliyordum ama cemal nasıl varolacak bilmiyordum. onların varolması benim yokolmam sandığım için de cemallerden korkuyordum ve sinir oluyordum. cemal dağa gönüllü gitti ben zorla gittim. işin komiği ben onu dağda yendim. peki o halde nerede galibiyetim.

   cemaller sert çocuklardı. hiçten varoluş yontuyorlardı.

Hiç yorum yok: