5 Eylül 2011 Pazartesi

Avrupa Birliği

10.03.2011 22:01

   ucun ucun uzaklaşıyoruz ve bu tek taraflı bir irade beyanından kaynaklanmıyor. her iki tarafta istiyor bunu. iki tarafta söze dökmeden yavaş yavaş ayrılıyor. öyle rte ve akp yapıyor hikayesi değil yani. türk idare tarihi osmanlıdan bu yana avrupa zoruyla yapılan reformlar tarihi. ister aşağılık kompleksi de isterse başka bir şey de, değişmiyor bu. asla ve asla kendi insanının onuru için reform yapmaz türk idarecisi. gerçi koskoca islam dünyası farklı mı desen o da ayrı bir hikaye. yani kopenhag kriterleri olmazsa ankara kriterleri ile yola devam ederiz uydurması bir eşeğin osuruğundan daha anlamlı ve etkili değil tarihsel gerçek karşısında. yani bu uzaklaşmanın hükümetin kendi insanını insan sayma sürecinden uzaklaşmasıyla eş anlı olması süpriz değil.

   ayrışma erdoğan'ın tek yanlı bir hareketi değil. daha geçenlerde merkel'in kıbrıs konusundaki tutumu mesela. akp hükümeti 2004 yılında sırf kıbrıs'ta annan planı'nı uygulamak istediği için bizzat rauf denktaş ve bazı kuvvet komutanlarının organize ettiği sivil-asker karma bir komplo ile devrilmek istendi. evet darbe teşebbüsü fiiliye geçmedi ama bu hükümet arkasında darbe tehlikesi varken bile planının ardında durdu. şimdi böyle bir hükümeti kıbrıs konusunda eleştiriyorsanız, hem de o sırada verdiğiniz hiçbir taahhüdü tutmadan eleştiriyorsanız, zaten niyetiniz üzüm yemek değil git demektir.

   savaşı kahramanlık destanı sanan insanlara avrupa birliği'nin nasıl bir mucize olduğunu anlatmak zor. avrupa neredeyse 2500 yıllık bilinen tarihinde ilk kez bu kadar geniş bir bölgede savaşmadan 50 yıl geçirdi. mucizenin büyüklüğü için sadece 19. ve 20.yy tarihine bakılsa bile yeter. bunu insanlar kendi ulusal kimliklerini egemen bir devletin eline rehin vermeden başardılar. ne napolyon fransızları, ne hitler almanları. evet almanya baskın filan deniliyor da ordular yok diğer milletlerin başında gardiyan niyetine. ama yetmiyor, yetiremiyorlar. kimlik konusunda sorun yaşar yaşamaz hemen ulus devlet alışkanlığına geri dönüyorlar: ortak düşman.

   merkez partiler bizdeki kürt düşmanlarının naralarına susarak sessiz destek veren muadilleri gibi davranıyor. birbirlerinden düşman biçemeyecek kadar ilerledikleri için birlik yolunda başka bir yerden düşman ithali gerekiyor. ama bu düşmanın eski komünistlik hikayesinde olduğu gibi salt ideolojik değil aynı zamanda kimlik sorununu çözecek derecede kültürel de bir düşman olması lazım. bitmedi aynı zamanda bu düşman gerçekten korku uyandırmalı. yani tarihsel kökenleri de olması lazım. işte burada bizim küçük enişteyi tutmasınlarla aynı noktada buluşuyorlar.

   iktidarımız bizde bölgeye adaletle hükmedecek `gönüllerin emperyalisti` imkan ve birikimini görüyor. daha doğrusu hakkını görüyor ama işte gönüllerin emperyalisti olduğumuz için diğerleri bunu kendileri anlasın biz zorlamayalım diye düşünüyorlar. bölgeye liderlik etmek demek diğerlerini de aynı sancak altında toplamak demek. şu meşhur şamgen meselesi. her biri birbirine düşman tüm taraflarla dost kalabilmeleri de nihai planda herkesin bizim liderliğimizde meczolacağından ve bu tip suni ayrımların son bulacağına inanmalarından. avrupa birliği'nin hıristiyan birliği olduğu yönündeki inançları avrupanın yavaşça dışarı itmesiyle güçleniyor sadece.

   kck operasyonu gibi bir kanunsuzluk yapılacaktı da avrupa birliği susacaktı. hadi canım hadi sende. ama sustular. çünkü kendi otoriter demokrasisini güçlendiren bir türkiye zaten gönüllü olarak birlik üyeliğinden uzaklaşıyor demek. avrupa birliği politikalarına aykırı diklenmeler ise o ihtiyaç duyulan düşman kampı yaratmaya yarıyor gözlerinde. davutoğlu'nun komşularla sıfır sorun politikasının hangi ülkelerde işe yaradığı hangisinde bir boka yaramadığı bile gösteriyor gerçeği. yani demem o ki her iki tarafın ihtiyaçları da kesişiyor bir yerlerde ve anlaşmalı bir boşanmaya doğru gidiliyor.

   2007'den bu yana reformların durması, geleneksel olarak osmanlıdan bu yana avrupa ile sorun yaşandığında ilk kesilen şeyin reform çalışmaları olması bile çok şey anlatıyor ya neyse. biz o kadar tarih kitabını boşuna okumuş gibi yapalım.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

avrupa birliği de ortada kalmadı. sen haksız çıktın

ebedi olur dedi ki...

dağılma anlaşması mı imzaladılar kaçırmışım ben

Adsız dedi ki...

Hocam olayı o kadar güzel özetlemişsin ki, aşkolsun sana be abi, aşkolsun :))