5 Eylül 2011 Pazartesi

Ariusçuluk

27.01.2011 10:16

   sırf teslis karşıtı olmasından hareketle müslümanların hıristiyanlardan daha fazla sevdiği ve kendi dinlerine destek yontmaya çalıştığı kuşkusuz. ama islamiyet çok sonraları ortaya çıkan bir olay. arius esas etkisini hıristiyan dini imparator konstantin'in hakim ortaklığında bir limited şirket olarak kurumsallaşmaya çalışırken göstermiş. konstantin dünyevi otoritenin %51 kontrol hissesine sahip olduğu ve din adamlarının azınlık hisseleriyle mutlu olacağı bir din kurgularken bir anda ortaya çıkıveren isa'nın doğası meselesi borsayı mahvetmiş.

   isa'nın, tanrı-peygamber-insan olması veya sadece biri olması üzerinden başlayan tartışmalar konstantin pragmaticus'un kafasının basmayacağı şekilde girdaba dönüşmüş ve tüm hıristiyan dünyasını alevlerine çekmiş. işte arius bir nevi bu tartışmaların fitilini ateşleyen şahıs. ateşlemek yetmezmiş gibi her yanı alevlerin sarmasının da müsebiblerinden. çünkü hakim kiliseden dışlanan arius yanlıları uzak çevreye kaçmak zorunda kalmış ve o sırada romaya dahil olmaya başlayan barbar kavimleri baptiz etme şansına kavuşmuş. böylece arisçuluk, kavimler istilasında başrol oynayan vizigotlar, vandallar gibi göçebelerin resmi dini olmuş. onlar yerleşik romaya karşı sürdürdükleri savaşa ariusçu kutsallık izafe edebilmişler. vandallar yakıp yıkıp ilerlerken aynı zamanda koyu ariusçu müminler olarak katoliklerle`:misal otuzbirci aziz augustinus` dini bir kavga da veriyorlardı.

   ariusçuluk yerleşik roma iktidarında da önemli rol oynadı. henüz kurumsallaşma tamamlanmadığı için devletin resmi hıristiyanlık görüşü emperordan emperora değişiyordu. mesela konstantin'in oğlu konstantius koyu bir ariuscuydu. devlet gücüyle inancını resmi inanca dönüştürmeye uğraştı. böyle olunca da istanbul ile meşhur iskenderiye patriği atanasius arasında nerdeyse yüzyıl sürecek bir kavga başladı. mısır-suriye hıristiyanları kendi monofizit inançlarını kimlikleri olarak tahkim etmeye giriştiler. ariusçuluk sonraları silinip gitse de kopt kilisesi ile imparator egemen merkez kilise arasındaki ayrım asla sona ermedi ve amr ibn ül as'ın iki bin kişi ile mısır'ı fethetmesindeki mucizeyi izlemek için tıkla..

   tarık endülüs'ü fethetmeyi sadece gemilerini yakmaya değil ariuscu vizigotlar ile diğer iber yerlileri arasındaki dinsel çekişmeye de borçluydu. tıpkı kendi aralarında anlaşmayı beceremeyip kefere avrupa birliğinden yardım dilenen alevi ve sünniler gibi onlar da kafir tarık'ı yardımcı bellediler.


Hiç yorum yok: