5 Eylül 2011 Pazartesi

AK-47

22.11.2010 10:44

   stalin zamanında geçen bir film vardı, adını unuttum`:the inner circle`. stalin'in film makinisti gibi bişeydi çocuk ve karısını beria iç ediyordu. böylece biz komünistlerin zalimliğini anlıyorduk filan. neyse orada sovyet sanayi komiseri stalin'e yeni bir film gösterme makinasını gururla takdim ederken stalin çocuğa dönüp nasıl buldun diye soruyordu da çocuk, evet 192x yapımı alman bilmem ne makinasının güzel bir taklidi diyordu ve komiser bozum oluyordu. sovyetik rusların en güzel tarafı ne idi diye sorarsanız copyleft becerileri idi derim. al sana bir silah fotosu


   bu silahın adı stg-44. bizim meşhur keleşten üç yıl önce piyasaya çıktı. kızılordu kanı pahasına haketti tüm alman araçlarının patent haklarını amenna. ama duvar yıkıldıktan sonra mikhail amca her yıl bir defa gazetelere keleşin patent hakkını alsam köşeyi dönerdim temalı açıklamalar yapmayı alışkanlık haline getirdi. bu haliyle avrupanın islam bilginlerinden aldığı bilgilerin telif hakkını isterken kendisi islam bilginlerin eski yunan ve hind'den yürüttüğü bilgilerin telifini ödese donsuz kalacağını unutan erbakan hocaya benziyor.

   bir küçük hikmet notu: mikhail amcanın stg-44 sahneye çıkana kadar yaptığı benzeri silah dizayn ve tasarımlarının beğenilmemesi sadece tesadüftü. yine aynı tesadüfle bu silah kullanılmaya başlandıktan sonra kafasında ampul yandı ve keleşi geliştirdi.

Hiç yorum yok: