5 Eylül 2011 Pazartesi

28 Şubat Bin Yıl Sürecek

25.03.2011 15:53

   28 şubat'ın en hızlı zamanları. adli erkan üstte cüppe koşar adım kafası basmayan çocuk hesabı genkur salonlarına brifing almaya gidiyor. üç beş arkadaş akşam tv'de haberleri izliyoruz. ankara'nın hemen dışında türk metal sendikası konser salonunda betofın 9. senfonisi. konserin bitiminde çılgın laik alkışlar. demirel şapkayı çıkarıp kalabalığı selamlıyor ve işte çağdaş türkiye bu diyor. önce birbirimize bakıyoruz, sonra deliler gibi gülmeye başlıyoruz. rol çünkü bu. bir tiyatro eseri. tamamen bir oyun bu. lan böyle bir tiyatroya fındık kadar beyni olanlar bile inanmaz diyoruz. ama inanıyorlar. bir akıl tutulması, dilin lal olması yaşanıyor toplumca.

   yıllar yıllar geçiyor o günlerin üzerinden. yine haberleri izliyorum. evrensel hukuk normları dahilinde kuruş değeri olmayan gizli tanık iddiaları veya kanıt değeri taşımayan evraklar üzerinden suçlar icat ediliyor. sonra o suçlar bir anda istenirse milyonlarca insanın dahil olabileceği teorik genişliğe ulaştırılıyor. lan böyle bir tiyatroya fındık kadar beyni olanlar bile inanmaz diyorum. ama inanıyorlar.

   kıvrıkoğlu, 28 şubat 1000 yıl sürecek dediğinde taşşak geçmiştim onunla. en samimi hislerimle özür dilemek istiyorum ondan. gerçekten de 28 şubat tam gaz devam ediyor. aynı akıl tutulması, aynı hiç gelmeyecek bir gelecekte bizi bekleyen özgür türkiye. bu ülkenin insanına özgürlük hiçbir zaman layık görülmedi. hep onun suistimal edeceğinden korktu birileri. işte bin yıllık 28 şubat özgürlüğe layık olmadığımıza karar verenlerin egemen olması, hep şimdi değil bundan sonraya referans vermesi demek. ne diyordu geçenlerde cengiz çandar, ergenekonu püskürttük bundan sonra çok özgür bir ülke olacağız tey tey tey.

Hiç yorum yok: