11 Temmuz 2011 Pazartesi

ekşi sözlük

27.12.2008 01:18

  Takdir edilesi yaratıcı zekaya sahip yöneticilerce yönetilen veya "sitenin sahibi ssg kardeşim" ilkesi dikkate alınırsa tek bir yönetici tarafından yönetilen kendinden yanmalı türk arama motoru.

  Bir reklam mecrası olarak internet kanalını kullanıpta `bir reklam mecrası olarak ekşi sözlük`ten yararlanmış olanların bildiği gibi bu kanalda en başarılı (pahalı diye okuyunuz ltf) örneklerden biri.

  Ülkemizde bu tip innovatif (ticari olarak ta değer taşıyan yenilikçi yaklaşım) başarı öykülerinin önünde iki temel engel bulunmaktadır. ilk engel,  gerçekten parlak zeka örneği teşebbüslerin türk gibi bendini çiğneyerek başlayıp alman gibi bitirememesi yani süreklilik sorunudur. Oysa sözlük yanılmıyorsam yakın zamanda on yılda yarattığı her yaştan yüzbin gençle onuncu yıl kutlamalarına hazırlanmaktadır. Her ne kadar masum bir sevgililer günü eğlencesi olarak başlasa dahi heves alınınca kenara atılan bir eğlence olmakla kalmamış ve süreklilik sağlanmıştır. Sürekliliğin sağlanması sadece yaratıcının veya yaratıcıların kuru inadına dayanırsa yıllar sonra eser varolsa bile istiklal'de xiv.louis tarzı elbiseleriyle gezen bir amca kadar acınası ve gülünç olacaktır. ki bu da bizi ikinci engele yani sürdürülebilir/geliştirilebilir yaratıcılık yoksunluğuna götürmektedir.

  İkinci engel pek çok parlak fikir veya yaratının, yaratıcıları tarafından ölüme mahkum edildiği ülkemiz de sıkça görülmüştür, görülmektedir ve hatta zaman makinası sahibiymişcesine iddia edelim ki görülecektir. temel neden yaratılmış eserin popülerleşmesi, başarının tescili ile birlikte yaratıcı/yaratıcılar tarafından iliklerine dek hissedilen `oldu bu` duygusudur. sözlük bu anlamda hiçbir zaman olmamış ve sürekli yaratıcı yaklaşımlarla geliştirilmeye devam edilmiştir. gelenekselleşmiş ssg yaşgünü kutlamaları  bile (örneğin `darbe piyesi`, `sabırtaşı yazar` alımları)  yaratıcı eylem örneklerine dönüştürülmüştür.

  Sözlük, bu iki engeli yöneticilerinin veya yöneticisinin (tarikattaki iç yapılanmayı bilmediğim için) başarısı sayesinde aşarak pek çok benzerinden (salt sözlük anlamında değil de cin fikirli internet öyküleri anlamında) daha fazla ticari başarıya ulaşmıştır.

  Ticari başarı gibi çok ayıp bir küfürü kullanınca hemen açıklama gereği doğmaktadır: evinin garajında arkadaşıyla `microsoft`'u kuran `bill gates` veya sağdan soldan toparlanan paralarla kurulan ve arama tanrısına dönüşen `google` herkesin geyik muhabbetinin iq testi aşamasında terennüm ettiği vaovv öykülerdir. ama bu öykünün benzerinin yan komşunun evinin bir odasında cereyan etmesi hayal bile edilemez. çünkü ticari olarak başarıya ulaşmış hayal sadece kapıkule dışında gerçekleşirse vaovv olur. kapıkule'den geçince paraya tav olmuş bir yozlaşma öyküsüdür(askeri yönetici sınıf atalarımızdan genlerimize kazınmış, ticareti yozlaştırıcı etken olarak küçümsemenin soldaki yaygınlığı ise ayrı bir ironidir).

  Yaklaşık olarak 1995-2000 arası dönemde -bu ülke içinde veya dışında yaşayan- bu ülke orijinli insanlara ait milyarlarca dolar, bu ülkede-evet hani her iktisatçının nefes almak için ağzını açtığında refleks olarak ülkemizde tasarruf yetersiz dediği ülkede- yatırım yapmak amacıyla toplandı (bkz: yeşil sermaye). aynı dönem tesadüf ya bilişim teknolojisinin şahlandığı, sembol ismimiz gates amcanın ışık hızıyla düşünmek üzere kitaplar yardırdığı ve internet yoluyla tüm dünya ekonominin dönüştüğü dönemdi. tüm o servet, hepsi ama hepsi 19.yy sanayi devrimi yatırımlarına yatırıldı. tüm o; el emeği göz nuru birikimler, alman bankasından alınmış düşük faizli krediler, çimento, demir-çelik,mobilya ve benzeri bir yüzyıl öncesinde kalmış zenginleşme araçlarına, otellere, sabit kıymet yatırımlarına harcandı. yani bol para ve sıfır yaratıcılıkla milyarlarca dolar toprağa gömüldü.

  Çaresiz gözlerle kaynakların heba olmasını ve bir kez daha çağın ıskalanmasını izlemiş bir insan olarak ekşi sözlüğün kullanıcılarının düşünsel aktivitesi haricinde sermayeye sahip olmaksızın birbirini takip eden anlar boyunca `carpe diem` yapmasını, ticari başarı göstermesini ve nihayet bize ait "bir garajda kurmuşlar abi" tarzı vaovv öyküsüne dönüşmesini takdirle izliyorum.

  Tabii bu takdir hissi göte girebilir gerekçesiyle sözlüğün ekşiliğini sağlayan kimi entrylerin silinmesinden hoşlanmamı veya diğer bazı yönetim kararlarını onaylamamı gerektirmiyor. ancak şekli şemali böyle olan bir şeyi yönetmek, verilen yanlış kararın bedelini en sonunda siz ödeyeceğiniz için u.s.a. tarzı check and balance demokrasisi değil libya halk cemahiriyesi tarzı bir demokrasi gerektirir.

Bağlam üzerine notlar: insan ben demiştimleri haklı çıktığı vakalar için kullanırsa çok sıkıcı bir canlı olur. İşbu yazı içerdiği derun aldanmalarla kendime dair bir sürü ders içerir. Ders 1: bir türk asla havadan gelen zenginliği hazmedemez.

Hiç yorum yok: