11 Temmuz 2011 Pazartesi

2008 ekonomik krizi

25.12.2008 14:55

  Temel sebep olan kârlılık krizini çözemediği sürece sona ermeyecek krizdir. Detay bazda yapılan tüm açıklamalar, anlatılan örnek olaylar sadece temel etkenin üstünü kapatmaktadır. `adam smith` amcanın meşhur `görünmez el`i , dünyanın alt-üst her yerini yoklamasına rağmen sistemin devamını sağlayacak kârlılık oranlarını bulamamaktadır. Şimdi dünyanın başını belaya soktuğu düşünülen türev finansal ürünlerin yaratılması bir iki açgözlü finans dahisinin daha fazla kazanç hırsının sonucu değildir.

  Sistem, işler halde devam edebilmek için somut kaç olduğunu hiç kimsenin belirle-ye-mediği kutsal kase benzeri mistik bir kâr oranına ulaşmaya çalışmış ve bu çözümü üretmiştir. Kollektif bir sorumluluk söz konusu olduğu için kollektif kaynaklar kullanılarak çözüm üretilmeye çalışılmaktadır.

  Hırsız bankerlere, politikacılara, hükümete kızmak yalnızca sinir boşalması rahatlığı yaratmaktadır. Zor olan çözümün ne olduğunu söylemektir. gerçek tehlike ise dünya üzerinde hiç kimsenin çözümü bilememesidir.

  Sistem yandaşı olan veya olmasa bile en azından soldan muhalefet etmeyen tüm uzmanların 2009 yılı son çeyrek düzelir veya 2010 ikinci yarı kendimize geliriz gibi `marduk gelecek hepimizi sikecek ` tarzı geleceğe atmasyonlu tahminleri, yapan kişilerin uzmanlık düzeyi ne kadar yüksek olursa olsun, hiçbir matematiksel veya mantıksal önermeye dayanmayan duygusal ve hayali tahminlerdir(kaynak kutsal ekonomi havarilerinin korinthoslulara mektupları). Adeta dünyayı sel bastı ama nasıl olsa bizim gemi bir gün karaya varır temennisidir.

  Olaya sisteme muhalefet cephesinden yaklaşan uzmanların söyledikleri de yön farklı olsa bile aynı temenni kalıbında kalmaktadır. marxist teori nasıl ki işin başında hayal yerine gerçeğe bakarak materyalist görüş ile teşhis yapmakta ama çözüm aşamasına gelindiğinde insanın yeteneğince üretebileceği, ihtiyacınca tüketebileceği olgunluğa sahip olduğunun varsayıldığı idealist sıçışa dönmekteyse krize ilişkin marxist yorumlar da sorunun teşhisini doğru biçimde yapmakta ama iş çözüme geldiğinde teşhiste ki berraklık yerini idealist halüsinasyonlara bırakmaktadır.

  Dünya şu anda bir okyanusun ortasında lastik bot içinde kalmış kazazede modundadır. etrafta dolaşan köpekbalıklarının, yüzgeçleri görülmekte ama nereden saldıracakları veya  nereye saldıracakları bilinmemektedir.

  Saldırıya uğrayanlar kaba etlerinde dişlerin basıncını hissederek yandım anam diye inlerken henüz saldırılmayanlar (misal ülkemiz başbakanı ); başka saldırı olmayacak duasına amin anlamında teğet geçmekten bahsederek, kulakları tırmalayan jaws saldırı ritmine psikolocik(j joker) bu muamelesi yapmaktadırlar.

  Herkes botta olduğu ve botu kurtacak kimse kalmadığı (yaşasın global dünya)  için  ortaya atılan kurtarma paketleri bot içinde salınan osuruk kadar etkili olmakta ve biraz kokup dağılıp gitmektedir. ömürleri `keynes`'e küfür etmekle geçen, keynesyen çözümlere `afyonlu katolik gay taşfırın ustaları ` misali gerçek olmayan ucube muamelesi yapanlar şimdi birer küçük hitler kesilmiş tüm galaksiyi kamu yatırımları ile doldurmayı savunmaktadır.

  Tehlike anında cam kırılıp kullanılabilecek bu kadar yedek kaynak var idiyse ağam bu boku biz niye yedik tarzı niye türev ürünlerle simyacılık yapıldı sorusu "boşver geçmişi kurtarmamız gereken bir dünya var" marka halının altına süpürülmektedir.

  `ölü ozanlar derneği ` misali hayatın iliğini emmeye gittiğimiz ormanda şimdi hepimiz için mortgage mağduru `todd anderson`'dan geliyor sırada ki parça "hep bekliyoruz bekliyoruz bekliyoruz"


   Türkiye AKP iktidarı sayesinde bu krizi umulmadık derecede iyi atlattı. Ki adam hepimizin eline vermiş oldu :) Ancak şu sorunun yanıtı hala karamsarlık: bu ülkede en son ne zaman milyar dolarlık bir üretim tesisi yatırımı yapıldı?

Hiç yorum yok: